KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/3637 E., 2011/11694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, emekliliğe hak kazandığının tesbitiyle, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının 1.8.1988 tarihinde başlayan tarım ... sigortalılığının iptaline dair Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 1.8.1988 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, davacıya iade edilen 1988-2003 yılları arasındaki primlerin yasal faizleri ile birlikte davacıdan tahsili ile davacının tüm prim borcunu ödediği tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yargılamanın yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aynı kural H.U.M.K.'nun 389. maddesinde tekrarlanmış; keza yine aynı Kanunun 381. maddesinde “kararın tefhimi en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Diğer taraftan, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut olayda, davacının tarım ... sigortalılığının tespitine yönelik hüküm yerinde ise de yukarıda yer alan hukuksal açıklamalar doğrultusunda hükmün şarta bağlı kurulması mümkün bulunmadığı halde davacının yaşlılık ayllığına prim borcunu ödediği tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanacağının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, tespitine karar verilen sigortalılık dönemine ait prim borcunu Kurumdan sorarak , davacıya prim borcunu yatırmak üzere önel vermek ve prim borcunun yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/3637, K. 2011/11694, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama