KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2011/4395 E., 2012/15780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar ile davalılardan ... İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat isteminin tüm davacılar yönünden atiye bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ,manevi tazminat istemi için davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine diğer davalılar yönünden kısmen kabulü ile eş için 30.000 TL, çocuklar için 25.000 ‘er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
İş kazasına maruz kalan işçi ... olay günü davalı işveren şirkete ait gemiye mal yüklenmesinde depo olarak kullanılan işyerinde forklift operatörü olarak çalışmakta iken 16.7.2008 tarihinde yük getirecek kamyonu beklediği sırada aşırı yorgunluk sebebiyle yerde bulunan boş çuvalların üzerinde uyumakta iken davalılardan ...’ın sevk ve idaresindeki ,diğer davalı araç maliki ve ...’ın işvereni ... adına kayıtlı... plaka sayılı tırın altında kalmak suretiyle iş kazası sonucu ölmüştür.Davacılar murisinin ölümü ile sonuçlanan kazanın iş kazası olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık işveren vekili ve depo sorumlusu ... ile kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü ...’ın işvereni ve araç sahibi işleten davalı ...., sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece davalı ...’un işveren vekili olmadığı kaza sırasında görevli olmadığı diğer davalı ... Kolsuzun ise yalnızca araç sahibi olduğu gerekçesiyle zararlandırıcı sigorta olayında sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmış ise de varılan bu sonuç hatalıdır.
1-Davalılardan ... ... plaka sayılı aracın maliki ve işleteni konumundadır.2918 sayılı Yasa'nın 85.maddesinde araç maliki ve işletenin Borçlar Kanunu’nun 55.maddesinde de adam çalıştıranın sorumluluğu düzenlenmiştir.Her iki halde de yani gerek araç maliki ve işletenin ve gerekse istihdam edenin sorumluluğunun kusura dayalı sorumluluk olmadığı, işletenin sürücüsünün istihdam edenin de çalıştırdığı kişinin zarar doğurucu eylemlerinden sorumlu olacakları ortadadır.Hal böyle olunca mahkemece araç maliki işleten ve istihdam eden olarak kusursuz sorumlu olan davalının, varsa bu sorumluluğunu ortadan kaldıran nedenler açıklanıp tartışılmadan bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
2-Davalılardan işyeri çalışanı ...
Aliağa Asliye Ceza Mahkemesini 2008/716 E sayılı dava dosyasına verdiği 15.12.2008 tarihli yazılı savunmasında kazanın olduğu işyerinde pazarlama departmanı ve buradaki malın sevkiyatı ve çalışanların sevk ve idaresinde görevli eleman olarak çalıştığını belirtmiştir.Bu nitelikleri itibariyle davalının işveren vekili konumunda olduğunun kabulü gerektiği açıkça ortadadır.Nitekim ceza davasında bu davalının işçilerin uygun yerde beklemesini ve istirahat etmesini sağlamaması araçların giriş ve çıkışlarını yönlendirilmesi hususunu bir disiplin altına alınmasını sağlamaması nedeniyle işyeri sorumlusu olarak asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Bu
nedenlerle bu davalının sadece işveren vekili konumunda olan ...., emirlerini yerine getiren bir işçi konumunda olması ve olay sırasında evinde istirahat halinde olması nedeniyle kusursuz olduğu yolundaki yanıltıcı bilirkişi raporuna itibar edilemez.
Mahkemece yapılacak iş;haklarında dava reddedilen her iki davalının da diğer davalılarla birlikte yukarıda açıklanan nedenlerle gerçekleşen iş kazasından sorumlu olacağı gözetilerek İşci Sağlığı ve İş Güvenliği uzmanlarından oluşacak bilirkişilerden yeniden rapor alınarak tarafların kusuru tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/4395, K. 2012/15780, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama