KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2011/642 E., 2012/15425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 20/07/1998-13/07/2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitiyle işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre ve özellikle İş mahkemesi sıfatı yerine asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla karar verilerek temyiz süresi 7 gün olarak belirtilmiş ise de; davanın iş mahkemesi sıfatıyla görülmek üzere açıldığı, tensip zaptının iş mahkemesi sıfatıyla düzenlendiği, 14/01/2009, 18/03/2009, 27/05/2009, 22/07/2009, 16/09/2009 tarihli duruşmalarda ve kısa kararın verildiği 27/10/2010 tarihli duruşmada iş mahkemesi sıfatıyla yargılama yapıldığı anlaşıldığından yukarıda belirtilen husus bozma sebebi yapılmamış olup, davacının ve davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazların da yerinde bulunmadığından hüküm aşağıda belirtilen nedenlerle bozulup düzeltilerek onanmıştır.
2-Dava, davacının 20/07/1998-13/07/2008 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kesintisiz olarak geçen ve Kuruma eksik bildirilen sürelerin tespiti istemine ilişkindir. (Hizmet tespiti dışındaki talepler 27/05/2009 tarihli duruşmada davacı vekili tarafından atiye bırakılmıştır.)
Mahkemece, davacının Hizmet tespiti dışında kalan taleplerine ilişkin olarak davanın açılmamış sayılmasına, hizmet tespitine ilişkin davanın kabulü ile davacının 1998 ile 2008 yılları arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilen süreler dışında 2030 gün daha bildirilmemiş hizmeti bulunduğunun tespitine karar verilmiştir. Tarihlerin açıkca belirtilmemiş olması hükmün infazında sorun yaratacak mahiyettedir.
Kural olarak davayı kaybeden taraf vekalet ücretinden sorumludur. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin her iki tarafa da vekalet ücreti hükmetmesi gerekir.
Somut olayda, davacı davayı açarken davalı işyerinde kesintisiz olarak geçen ancak Kuruma eksik bildirilen, sürelerin tespiti ile işçilik alacaklarına yönelik talepte bulunmuştur. Yargılama sırasında davacı vekili tarafından hizmet tespiti dışındaki talepler 27/05/2009 tarihli duruşmada atiye bırakılmıştır. Mahkeme de bunun üzerine davacının hizmet tespiti dışında kalan taleplerine ilişkin olarak davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir Dolayıyla açılmamış sayılmasına karar verilen dava nedeniyle davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve ayrıca davacı lehine iki kez vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK.’nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/642, K. 2012/15425, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama