KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/9375 E., 2011/7652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 1.6.1995-6.4.2001 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 1.6.1995 tarihinden dava tarihi olan 21.4.2011 tarihine kadar Tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili 20.6.2011 tarihli beyanıyla 01.06.1995-06.04.2011 tarihleri arasındaki dönemin tespitini isteyerek talebini daraltmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü denmek süretiyle davacının 01.06.1995-06.04.2011 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 6.4.2011 tarihinde sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, davacının avukatlık ücreti ve yargılama gideri yükümlülüğünden kurtulmak amacıyla talebini daralttığı anlaşılmaktadır.
Kural olarak davayı kaybeden taraf yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumludur. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin yargılama giderlerini taraflar arasında paylaştırması gerekir. (HUMK md.417). Somut olayda davacının dava dilekçesindeki talebinin daraltılması nedeniyle mahkemece daraltılan bu talebe göre karar verilmesi durumunda istemin bir kısmından feragat edildiğinden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken davanın kabulü denmek suretiyle davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/9375, K. 2011/7652, 4 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama