İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/11448 K.2013/17128

Davacı, ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine…

Esas2012/11448Karar2013/17128Tarih26 Eylül 2013Okuma5 dk · 958 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/11448 E., 2013/17128 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

958 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Dava, davacıya ölen eşinden dolayı dul aylığının aylık bırakanın ölüm tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geçmişe dönük olarak faizleri ile birlikte bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, Kurum tarafından ölüm aylığının bağlanmamasına yönelik işlemin iptaline, davacıya 01/05/1997 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına, ödenecek her bir aylık için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 14/10/1997 tarih ve 1997/95 Esas 1997/162 Karar sayılı ilamında davacının kasten eşini öldürdüğü, ancak maktülün davacıyı her biri ayrı ayrı hafif haksız tahrik oluşturacak şekilde hakaretamiz sözler ve davranışları, sanığın içinde bulunduğu ruh hali, aldatılması, maktül tarafından evden gitmesinin istenilmesi,

bu sözleri çocuklarının yanında söylemesi birlikte dikkate alındığında maktülün sanığa yönelik hareketleri bir bütün olarak ağır haksız tahrik niteliğinde görüldüğü beyan edilmiş, hüküm kısmında verilen müebbet hapis cezası ağır haksız tahrik nedeniyle TCK 51/2.maddesi uygulanarak sanığa 15 yıl hapis cezası verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 17/03/1998 tarih 1998/129-704 karar sayılı ilamı ile onanarak 17/03/1998 tarihinde kesinleştiği, davacının sigortalı olan ölen eşinden dolayı kendisine dul aylığı bağlanması talebinde bulunduğu,

Kurum tarafından davacıya verilen 27/08/2008 ve 15/12/2010 tarihli cevaplarda Genel Müdürlüğün 19/11/2001 tarihli görüşü doğrultusunda sigortalıyı kasten öldüren eşine ölüm aylığı bağlanmasına yasal olanak bulunmadığının bildirildiği, Kurum tarafından yazılan 30/03/2012 tarihli yazıda davacının eşini kasten öldürmesinin ölüm aylığına engel bir husus olarak kabul edilmediği farz edildiğinde ölüm aylığı bağlanma koşullarının oluştuğunun ve aylık başlangıç tarihinin ölüm tarihi olan 17/04/1997 tarihini takip eden aybaşı olan 01/05/1997 olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık eşini kasten öldüren davacıya sigortalı olan eşinden dolayı dul aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Ölüm sigortasından hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için 506 sayılı Kanun’un 66. maddesinde sigortalıya ilişkin belirtilen belli süre sigortalı olmak ve prim ödeme koşullarının gerçekleşmesi yanında, 68. madde ile bu aylıktan yararlanacaklar için bir takım olumlu ve olumsuz koşullar aranmaktadır.

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ölüm sigortası kolundan eş ve çocuklara aylık bağlanmasını düzenleyen 68. madde hükmü “ölen sigortalının aylık bağlanmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlere göre aylık bağlanır.” ifadesine yer verdikten sonra, eş ve çocukların şahsında aranan diğer koşullar sıralanmış, bu kapsamda da dul eşe ölüm sigortası kolundan aylık bağlanacağı ve bu aylığın tekrar evlenme ile sona ereceği belirtilmiştir.

Bu noktada çözümlenmesi gereken “aylığa hak kazanma” olgusunun, eşini öldüren davacı eş yararına gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Bu konuda, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ayrı bir düzenleme öngörmemiş olup, bu nedenle sorunun çözümünde genel hükümlerden yararlanılması gerekmiştir. Konuya açıklık getirebilmek için mirasçılıkla ilgili Medeni Kanun hükümleri ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı’nın “hak kazanma” olgusuna yaklaşımlarının irdelenmesi gerekmektedir.

Mirastan yoksunluk sebeplerini düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun 578. maddesi (Eski 520. madde) miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlerin mirasçı olamayacakları gibi; ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hakta edinemeyeceklerini hükme bağlamıştır.

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun “Dul ve yetim aylığının bağlanamayacağı” halleri düzenleyen 77. maddesi hükmünde de; “Aşağıda yazılı hallerde dul ve yetimlere aylık bağlanmaz: a-Kendisinden aylık bağlanacak, iştirakçiyi veya emekli, adi malûllük, vazife malûllüğü aylığı alanı; kasten veya haksız yere öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlere veya bu kanun gereğinde adi malûl sayılacak hale getirenlere;” düzenlemesine yer verilmiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 578. maddesinde sayılan mirastan yoksunluk nedenleri ve bu düzenlemeye koşut bulunan 5434 sayılı Kanun’un 77. maddesi Sosyal Güvenlik Hukuku alanında da evrensel hukuk ilkeleri arasında yer alan “hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı” ilkesinin gözetilmesini zorunlu kılmakta, sigortalının kasten öldürülmesi halinde, 506 sayılı Kanun’un 68. maddesinde öncelikle aranan “ölüm aylığına hak kazanma” olgusunun gerçekleşmediği sonucunu ortaya koymaktadır. Bu durum Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.06.2005 gün 2005/10-364 Esas 2005/390 karar sayılı ilamında da belirtilmiştir.

Ayrıca konuyla ilgili olarak 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın 56. maddesi ile de düzenleme yapılmıştır. Anılan madde de “Ölen sigortalının hak sahiplerinden;

a) Kendisinden aylık bağlanacak sigortalıyı veya gelir ya da aylık bağlanmış olan sigortalıyı kasten öldürdüğü veya öldürmeye teşebbüs ettiği veya bu Kanun gereğince sürekli iş göremez hale veya malûl duruma getirdiği,

b) Kendisinden aylık bağlanacak sigortalıya veya gelir ya da aylık bağlanmamış olan sigortalıya veya hak sahibine karşı ağır bir suç işlediği veya bunlara karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi nedeniyle ölüme bağlı bir tasarrufla mirasçılıktan çıkarıldıkları, hususunda kesinleşmiş yargı kararı bulunan kişilere gelir veya aylık ödenmez.” denilmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07/11/2007 tarih 2007/10-812 2007/822 E.K sayılı kararnıda ise “Davaya konu somut olayda ise, davacının, kendisinden dolayı ölüm aylığı bağlanmasını istediği sigortalı eşinin ölümüne sebep olması nedeniyle yargılandığı Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2003 gün ve 2002/227 Esas, 2003/108 sayılı Kararıyla.

Mülga Türk Ceza Kanununun 452/1. maddesi uyarınca “katil kastı olmaksızın darp neticesi öldürmek” suçundan, ağır tahrik ve iyi hal nedeniyle yapılan indirimlerden sonra 3 yıl 4 ay ağır hapis cezasına mahkum edildiği, mahkeme kararından, olayda eşini öldürme kastının bulunmadığının anlaşıldığı ve eşe ölüm aylığı bağlanmasına engel olacak “kasten ve haksız yere eşin öldürülmesi” halinin gerçekleşmemiş olması nedeniyle, davacıya ölüm aylığı bağlanmaması yönündeki Kurum işlemi isabetli bulunmamaktadır.” denilmektedir.

Bu karardan da anlaşılacağı üzere karara konu olayda kişinin “katil kastı olmaksızın darp neticesi öldürmek” suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olup eldeki davada davacının Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 14/10/1997 tarih ve 1997/95 Esas 1997/162 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere eşini kasten öldürdüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/11448, K. 2013/17128, 26 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/11448
Karar No
2013/17128
Tarih
26 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/11450 K.2013/17123
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/11451 K.2013/24069
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/11452 K.2013/16150
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/11453 K.2013/17202
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/11455 K.2013/21543
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/11457 K.2013/17192

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.