KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/16020 E., 2013/21929 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 01/11/2006-28/05/2011 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum ile ... vekilleri ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01/11/2006-28/05/2011 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen süreler kadar davalılara ait işyerinde geçen çalışmasının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalı işyerinde 01/11/2006-28/05/2011 tarihleri arasında SSK'ya bildirilen dışında bildirilmeyen süreler kadar SSK'lı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı ... adına tescilli “1045181” sicil sayılı işyerinden davacının 05/12/2008-09/09/2009 ve 12/01/2010-28/07/2010 tarihleri arasında geçen, davalı ... Gıda Ltd. Şti. adına tescilli “1061388” sicil sayılı işyerinden 28/07/2010-28/05/2011 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının davalı Kuruma bildirildiği, davalı ... adına tescilli “1045181” sicil sayılı işyerinin 2007/2-2010/7. aylara ilişkin dönem bordrolarının dosya arasına alındığı, dinlenen bordro tanıklarının ihtilaf konusu dönemin tamamında çalışmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir.
Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Öte yandan, HMK’nun 297/son maddesi gereğince, hüküm kısmında gerekçeye ait bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Somut olayda, dinlenen bordro tanıklarının ihtilaflı dönemin tamamını kapsayacak şekilde bordrolu olmadığı, ihtilaflı dönemin tamamını kapsayacak şekilde bordro tanığının resen tespit edilerek dinlenilmediği gibi infazda tereddüte neden olacak şekilde davacının hangi davalının yanında ne kadar süre çalıştığı açıkça gösterilmemiştir.
Yapılacak iş, davalı ... Gıda Ltd.
Şti. adına tescilli “1061388” sicil sayılı işyerinin ihtilaf konusu dönemi kapsayan dönem bordrolarını getirtmek, dönem bordrolarından ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları;
yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/16020, K. 2013/21929, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama