KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/18140 E., 2013/21815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, davacının ölen babasından dolayı kendisine bağlanan aylıkların muvazaalı boşanma nedeniyle kesilmesine ve öden aylıkların iadesine ilişkin kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davalı kurum işleminin iptaline ve ödenmeyen aylıkların ödeme dönemlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, 26/01/2006 kesinleşme tarihli ilam ile eski eşinden boşandığı ve 29/09/2010 tarihinde boşandığı eşi ile yeniden evlendiği.
08/06/2010 tarihli telefon ihbarı üzerine yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 22/11/2008 tarihli kontrol memur tutanağına göre; beyanına başvurulan köy muhtarı ... 'ın; davacı ve eski eşinin boşandıktan sonra aynı evde ikamet etmediklerini, davacının eski eşinin aynı avlu içinde yer alan başka bir evde yaşadığını belirtmiş, davacı ... da bu beyanı teyit etmiştir. Davalı kurum tarafından re'sen başlatılan ikinci soruşturmada.
12/08/2010 tarihinde düzenlenen kontrol memuru raporuna göre ise; köy muhtarı ... ...'in; davacı ve eski eşinin boşandıklarını duymadığını, aynı avluda farklı evlerde yaşadıklarını, birlikte yaşamasalar dahi hayvanlarını birlikte otlattıklarını; davacının ise benzer şekilde eski eşinin aynı avluda üzerinde kapı numarası bulunmayan evde yaşadığını, kendisinin ise boşanma öncesi oturduğu evde kalmaya devam ettiğini, bu eve ait aboneliklerin halen eski eşi adına kayıtlı olduğunu beyan ettikleri görülmüştür.
Davacı ve eski eşinin başlatılan ikinci soruşturmadan bir ay kadar sonra yeniden evlendikleri, mahkemece yapılan araştırmada; davacının Kimlik Paylaşım Sisteminde ve seçmen kayıtlarındaki yerleşim yerinin, boşanma ilamında tarafların ortak yerleşim yeri olarak beyan ettiği adres ile aynı olduğu ve yeniden evlilik tarihine kadar adres değişikliği yapılmadığı tespit edilmiş; yargılama aşamasında dinlenen davacı tanıkları ... ve ... ile kamu tanığı köy muhtarı ...; davacı ve eski eşinin boşanma sonrası aynı avlu içinde farklı evlerde yaşadıklarını tekrar etmişler;
davacı ise özürlü kızına eski eşi ve erkek çocuklarının bakamaması nedeniyle eski eşi ile aynı avlu içinde farklı hanelerde yaşadıklarını beyan etmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, 22/11/2008 tarihinde yapılan denetim sırasında davacı ve eski eşi ile aralarında husumet olduğuna ilişkin iddia bulunmayan tarafsız kamu tanığı ... ...'in davacı ve eski eşinin boşandığından haberdar olmadığını beyan etmesi; davacı ve eski eşinin, yeniden evlenene kadar, yerleşim yerlerini değiştirmeksizin aynı avlu içinde farklı evlerde oturmalarının hayatın olağan akışına aykırı olması ile İlçe Nüfus Müdürlüğü ve İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı kayıtlarından, davacının, boşanma ilamında ortak yerleşim yeri olarak gösterilen adresini, boşanma sonrasında da hiç değiştirmediğinin anlaşılması;
davacının kontrol memuruna verdiği beyanda oturduğu eve ait aboneliklerin halen eski eşinin üzerinde olduğunu bildirmesi hususları birlikte dikkate alındığında. 5510 sayılı Yasanın 56. maddesi uyarınca fiili birlikte yaşama olgusunun varlığı anlaşıldığı halde; davanın reddi yerine, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/18140, K. 2013/21815, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama