KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2013/12164 E., 2013/21876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacılar 16.10.b2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahipleri olarak kısmi dava ile almadıkları maddi tazminata ilişkin alacaklarının genel haciz yoluyla tahsili için başlattıkları icra takibine, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı isteminde bulunmuştur.
Mahkemece itirazın iptali ile takibin 39.673,91-TL işlemiş faiz yönünden devamına ve bu alacağın %40 icra inkar tazminatı ile tahsiline karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece icra inkâr tazminatına karar verilmesi hatalıdır.
Gerçekten bu yönüyle davanın yasal dayanağını oluşturan İİK’ nun 67/b maddesinde göre itirazın iptali davalarında alacağın belli ve bilinebilir (likit) olması durumunda istek halinde yerleşmiş Yargıtay kararları doğrultusunda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte ise de icra takibin konu alacağın iş kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, bu tür tazminat istemleri Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine yöneliktir.
Başka bir anlatımla, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümünün hak sahiplerinin tazminatından indirilmesi gerekir. Hal böyle olunca da alacağın likit olmadığı ancak hesaplama sonucu ve belirlenebildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiği ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular ve özellikle alacağın likit olmadığı göz ardı edilerek icra inkar tazminatı isteminin reddi yerine yazılı şekilde icra inkar tazminatına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/12164, K. 2013/21876, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama