İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/20694 K.2014/11133

Davacı, yetim aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı…

Esas2013/20694Karar2014/11133Tarih26 Mayıs 2014Okuma4 dk · 791 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2013/20694 E., 2014/11133 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mayıs 2014
Mahkemesi
Zonguldak 2. İş Mahkemesi
Tarihi
03/10/2013
Numarası
2012/257-2013/469
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

791 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, yetim aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Dava, davacının aldığı ölüm aylığını, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal eden kurum işleminin iptali ile aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, 23/06/2000 kesinleşme tarihli ilam ile eski eşinden boşandığı, yaptığı başvuru sonucunda davalı kurum tarafından davacıya, 2001 yılına ölen babasından dolayı 15/03/2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı anlaşılmış, davacının kız kardeşi S.

K. tarafından gönderilen ihbar dilekçesi üzerine davalı Kurum tarafından başlatılan tahkikat sonucu düzenlenen 12/12/2011 tarihli kontrol memuru raporuna göre; aynı hususta başlatılan ceza soruşturması evrakları temin edilmiş olup, ceza soruşturmasında kolluk tarafından mahalle muhtarı N..

A..'in imzası ile düzenlenen 18/11/2011 tarihli tutanağa göre, mahalle muhtarı ile yapılan görüşmede, davacı ve eski eşinin boşandıklarını öncesinde bildiğini, davacının eski eşi ile yaşayıp yaşamadığını tam olarak bilmediğini, çevreden davacının yeni doğan torununu görmek amacı ile eski eşinin evine gittiğini duyduğunu, ancak görmediğini beyan etmiş olup, davacının kollukça alınan 17/11/2011 tarihli ifadesinde, boşanma sonrası annesi ile yaşadığını, annesinin dört ay önce öldüğünü, eski eşi ile fiilen birlikte yaşamadığını bildirmiş;

eski eş ise 18/11/2011 tarihli ifadesinde, davacının boşanma sonrası annesi ile birlikte yaşadığını, aralarından fiili birliktelik olmadığını, davacının bu süre içinde çocuklarını ziyaret etmek için ara sıra kendisine ait eve uğradığını belirtmiştir. Komşu M.D. 17/11/2011 tarihli beyanında, davacı ve eski eşinin 1,5 yıl önce S. mah. S. Sok. no:60 adresinde birlikte yaşamaya başladıklarını, resmi nikahları olup olmadığını bilmediğini; komşu A..

D.. alınan 17/11/2011 tarihli beyanında, davacı ve eski eşinin 2001 yılında boşanmalarına rağmen aynı ikamette oturmaya devam ettiklerini, davacının babasından dolayı maaş almaya başlaması üzerine Almanya'daki kardeşi Sema ile kavga ettiğine şahit olduğunu, şu anda da davacı ve eski eşinin birlikte yaşadıklarını; komşu Ş..

Ş.. alınan 17/11/2011 tarihli beyanında, davacı ve eski eşinin 3 yıldır belirtilen adreste birlikte yaşadıklarını, ayrıldıklarını veya ayrı yaşadıklarını hiç duymadığını, boşandıklarından haberinin olmadığını; komşu M. M. ise davacının annesine ait evde ikamet etmediğini, belirtilen adreste yaşayan annesinin 4 ay önce öldüğünü, o günden beri ikametin boş olduğunu, davacının eşi ile yaşadığını, davacıyı evli olarak bildiğini ifade etmişlerdir.

Adres hareketleri incelendiğinde davacı ve eski eşinin 2000 yılında boşanmalarına rağmen 30/10/2009-01/06/2010 tarihlereni arasında K. B. Subatan Mah. Stad Sok. No:60 M./Zonguldak adresinde kayıtlı oldukları tespit edilmiş, mahkeme huzurunda dinlenen davacı tanıkları davacının eski eşi ile fiilen birlikte yaşamadığını beyan etmiş olup, ceza soruşturması sırasında dinlenen tanıklar M.. D.., Ş.. Ş.. ve A..

D.. ise haklı nedene dayanmaksızın beyanlarını değiştirerek, davacının eski eşi ile fiilen birlikte yaşamadığını, torununu görmek için ara sıra eski eşinin ikametine gelip gittiğini bildirmişlerdir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.

Somut olayda, kontrol memuru raporuna dayanak teşkil eden ceza soruşturması evraklarında, davacı ve eski eşin boşandığından çevre sakinlerinin büyük çoğunluğunun haberdar olmamaları, tanık olarak beyanına başvurulan M.. D.., A.. D.., Ş.. Ş.. ve M.

M.ın beyanlarında davacı ve eşinin uzun süredir birlikte yaşadıklarını, davacının birlikte yaşadığını iddia ettiği annesinin tek başına ikamet ettiğini ve ölümünden sonra ikametinin halihazırda boş olduğunu beyan etmeleri, adres hareketlerine göre davacı ve eski eşinin 2000 yılında boşanmaların rağmen 30/10/2009-01/06/2010 tarihleri arasında aynı adreste kayıtlı görünmeleri ile mahkeme huzurunda haklı nedene dayanmaksızın beyanlarını değiştiren tanıklar M.. D.., A.. D.. ve Ş..

Ş..'in sözkonusu beyanlarının hükme esas alınamayacağı hususları birlikte göz önüne alındığında; davacı ve eski eşinin, boşanma sonrasında da birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup, 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/20694, K. 2014/11133, 26 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/20694
Karar No
2014/11133
Tarih
26 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/20695 K.2014/11356
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/20695 K.2014/11480
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/20695 K.2014/9174
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/20696 K.2014/9491
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/20696 K.2014/10616
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/20696 K.2014/13403

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.