KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2013/889 E., 2013/8463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 15/07/1999-13/07/2003 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın hükümde yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davalı işverence davacı adına sigortalı çalışma bildirilmediği, davalı işyerinin 1.5.1995 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu görülmüştür. Bordro tanıklarından ..., Hüseyin Kaya ve Rasim Koç'un ve komşu işyeri tanıklarının davacıyı tanımadıklarını beyan etmişlerdir. Davacı tanıkları dahi çalışmayı tam olarak doğrulayamamışlardır. Buna göre tanık beyanlarının hükme dayanak alınacak yeterlilikte olmadığı açıktır.
Ayrıca, mahkemece davalı işveren aleyhine aynı mahiyette açılan davalarda tanıkların bir kez dinlenerek, tanık sözleri eldeki ve benzer dosyalara aktarılmak suretiyle, bireyselleştirilmeyen tanık beyanlarına itibar edilerek ve böylece çalışma olgusu yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, işin mevsimlik iş olup olmadığı, mevsimlik ise sezonun başlama ve sona erme tarihleri ve davacının çalışma olgusu konusunda tanıkları yeniden dinlemek, gerek görüldüğü takdirde dava konusu dönemi kapsar biçimde diğer bordro tanıklarını ve zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, zabıta araştırması ile benzer işi yapan işyerlerinden sorularak işin mevsimlik iş olup olmadığı, mevsimlik ise sezonun başlama ve sona erme tarihlerinin tespit edilmesi ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/889, K. 2013/8463, 30 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama