İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/16007 K.2014/27475

Davacı, 03/02/1987-28/04/2010 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz…

Esas2014/16007Karar2014/27475Tarih16 Aralık 2014Okuma5 dk · 972 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2014/16007 E., 2014/27475 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2014
Mahkemesi
Konya 2. İş Mahkemesi
Tarihi
15/05/2014
Numarası
2014/245-2014/213
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

972 kelime·5 dk okuma

Davacı, 03/02/1987-28/04/2010 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Dava; davacının 03.02.1987 – 28.04.2010 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının 11.04.2003 – 28.04.2010 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden. 05.03.2010 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacının talebinin davalı Kurum tarafından.

506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmeti ve askerlik borçlanması da dahil 17 yıl, 10 ay, 8 gün hizmeti bulunduğu, 25 yılı tamamlamadığı gerekçesi ile reddedildiği, davacının 04.10.2002 – 10.04.2003 ve 03.07.2010 – 02.09.2010 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı bulunduğu, ayrıca davalı Kurum'un davacıyı, 03.02.1987 – 31.12.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapamında sigortalı kabul ettiği, davacının 31.12.2002 tarihinden sonraki sigortalılığının 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı nedeni ile iptal edildiği, davacının.

03.02.1987 – 23.02.1990 tarihleri arasında vergi, 02.02.1987 – 30.11.1995 tarihleri arasında oda ve 18.02.1997 – 28.04.2010 tarihleri arasında sicil kaydı bulunduğu, mahkemece karara esas alınan 26.03.2012 tarihli bilirkişi raporunda;

davacının 23.02.1990 tarihinde vergi kaydının, 10.04.2003 tarihinde de 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının bittiği, 1479 sayılı Yasa'nın 79. maddesinde herhangi bri sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanların talepleri halinde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olabileceği, davacının talebi değerlendirildiğinde, herhangi bri sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmadığı ve Bağ-Kur'a yaptığı düzenli prim ödemelerinin isteğe bağlı sigortalı olma iradesi yerine geçmesi gerektiği ve ödemelerin yapıldığı tarihte yani 11.04.2003 – 28.04.2010 tarihleri arasında davacının isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan, 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş,

ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş, ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.

Öte yandan; “ çakışan sigortalılık sorununu” gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır.

Yasal sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasanın 3. Maddesinin I. (F) bendinde "Kanunla kurulu emekli asandıklarına aidat ödemekte olanların" (K) bendinde ise, "Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların" sigortalı sayılmayacağı" belirtilmiştir.

Aynı şekilde 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 24. Maddesinin I. Ve II. Fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında, başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam edeğelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır.

(03.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K:2001/659 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı).

01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın 53/1 maddesinde "Sigortalının, 4. Maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı" bildirilmiştir.

1479 sayılı Yasa'nın 25. maddesine 3396 sayılı Yasa ile 20.06.1987 tarihinde eklenen (g) bendine göre ise; “ Gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayan veya gelir vergisinden muaf olan, ancak, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden Bağ-Kur sigortalısı olanlardan bu sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihte ” Bağ-Kur sigortalılıklarının sona ereceği düzenlenmiştir. Bu durumda.

SSK'ya tabi çalışma sona erdiğinde 25. maddenin birinci fıkrası gereğince de “ gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanlar da esnaf ve sanatkar siciline veya yasayla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt oldukları tarihten itibaren kendiliğinden bu Yasa'ya göre sigortalı sayılırlar ” hükmü yer aldığından sigortalılıkları kendiliğinden devam edecektir.

Ancak. 1479 sayılı Yasa'nın 24. ve 25. maddeleri 4946 sayılı Yasa ile 24.07.2003 tarihinde yeniden değiştirilmiştir.

Anılan değişiklik ile 24. madde gereğince; “ esnaf ve sanatkarlar ile diğer bağımsız çalışanlardan ticari kazanç veya serbets meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ile gelir vergisinden muaf olanlardan esnaf ve sanatkar sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna kayıtlı olanlar ” Bağ-Kur sigortalısı olabilecektir.

Yine anılan değişiklik ile 25. maddenin ( g ) bendi ise; “ gelir vergisinden muaf olan, ancak esnaf ve sanatkarlar sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden Bağ-Kur sigortalısı olanlardan bu sigortalılıklarının devamı sırasında hizmet akti ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce ” Bağ-Kur sigortalılıklarının sona ereceği şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda ise; mahkemece, yukarıda anılan Yasa maddeleri değerlendirilmeden, davacının prim ödemeleri gereğince 11.04.2003 – 28.04.2010 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğini bildiren hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; yukarıda anılan Yasa maddeleri gereğince davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olabileceği süreleri tespit ederek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.

O halde, davalı Kurum vekilinin ve davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine

16.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/16007, K. 2014/27475, 16 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/16007
Karar No
2014/27475
Tarih
16 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/16008 K.2014/27248
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/16008 K.2014/14776
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/16012 K.2014/14788
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/16012 K.2014/16867
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/16013 K.2014/14656
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/16015 K.2014/36223

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.