KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/16659 E., 2014/28108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyizin kapsamına ve temyiz nedenlerine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 04.03.2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının eşi ve çocuğunun maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı temyizinin reddi ile Davacı çocuk bakımından maddi tazminat isteminin reddinin isabetli olduğu, davacı eş bakımından ise maddi tazminat isteminin reddinin hatalı olduğuna ilişkin Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, yapılan yargılama sonunda birleştirilmesine karar verilen davalardaki talepler de dikkate alınarak davacıların maddi tazminat istemleri ile manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına Mahkemece uyulmasına karar verildiğinde, Mahkeme için uyulan kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince de, sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde ikinci bir bozma kararı verilememektedir. (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E. 2006/521 sayılı kararı)
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Somut olayda davacı çocuk bakımından maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kararının bozma dışı kaldığı açıktır. Hal böyle olunca davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal eder biçimde davacıların tümü bakımından maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasınıgerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/16659, K. 2014/28108, 23 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama