KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/20971 E., 2014/27927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
A- Davalı ... vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede; Mahkemece 12.03.2014 tarihinde verilen kararın, 20.03.2014 tarihinde bu davalı şirket vekili tarafından süresinde temyiz edilmesine yine davalı vekilince sunulan dilekçe ile temyiz talebinden feragat edildiğinin belirtilip vekaletnamesinde temyizden feragate dair yetkisinin bulunmasına göre davalı ... bakımından temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
B)Davacılar vekilinin temyizi bakımından yapılan incelemede;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatı ile temyiz nedenlerine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 25.05.1997 tarihinde meydana gelen iş kazası vefat eden sigortalının hak sahibi eş ile çocuğunun maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eş için 1.000,00TL maddi tazminatın olay tarihinden yasal faiziyle, 77.000,00TL maddi tazminatın ise faizsiz olarak davalıdan tahsiline, davacı çocuk için ise 1.000,00TL maddi tazminatın olay tarihinden yasal faiziyle, 19.000,00TL maddi tazminatın ise faizsiz olarak davalıdan tahsiline, yine manevi tazminat istemleri bakımından bozma dışı kalıp kesinleşmesi nedeniyle karar verilmesi yer olmadığına karar verilmiştir
Mahkemece davacının maddi zararının belirlenmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki hüküm altına alınan maddi tazminata uygulanacak faizle ilgili hataya düşüldüğü görülmektedir. Dava dilekçesinde fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere her bir davacı için 1.000,00'erTL maddi tazminatın olay tarihinden yasal faizle tahsilini istenmiştir. Müddeabihin ıslah suretiyle artırılmasına ilişkin, 25.05.2007 tarihli dilekçede yine davacıların fazlaya dair hakları saklı tutularak, 1.000,00'erTL olan talebinin eş için 78.000,00TL ye, çocuk için ise 20.000,00TL'ye çıkarıldığının anlaşılmasına göre davacıların
ıslahen artırdıkları bu miktarlara da faiz isteklerinin bulunduğu açıktır. Öte yandan iş kazası nedeniyle açılan davalarda faizin zararın meydana geldiği olay tarihinden itibaren yürütüleceği, haksız eylemle birlikte zarar veren bakımından temerrüte düşüldüğünün kabulünün gerektiği Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarındandır. Hal böyle olunca da davanın niteliğine göre haksız eylemin meydana geldiği tarihten itibaren faize karar verilmek gerekirken, yalnızca dava dilekçesi ile istenen maddi tazminat miktarına faiz yürütülerek ıslahen artırılan bölüm için ise faize karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/20971, K. 2014/27927, 22 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama