KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/2664 E., 2014/7534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığını hak ettiği 07/01/2010 ile aylığın bağlandığı 01/08/2010 tarihleri arasında ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, idari yargının görev alanına girmesi, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava,davacının emekliliği hak ettiği tarih olan 07/01/2010 ile haksız olarak maaşın bağlandığı 01/08/2010 tarihleri arası için her ay maaşın başlangıç tarihinden ayrı ayrı hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000.-TL'nin bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın davanın idari yargının görev alanına girmesi, yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç avukatlık ücreti yönünden yerinde değildir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesine göre;
Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceğiceği belirtilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davalı Kurum lehine maktu 1.320.00 TL maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken 1.017.00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı avukatlık ücreti yönünden düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/2664, K. 2014/7534, 10 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama