KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/26849 E., 2015/4688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 02/08/1978 tarihinden bu yana çalıştığını belirterek itibari hizmetten yararlanması ve bunun sigortalılık süresine eklenmesinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacının tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 02.08.1878 tarihinden itibaren 506 Sayılı yasanın Ek 5. maddesinde yapılan değişiklikler uyarınca itibari hizmet süresinin tespiti ile sigortalılık süresinie eklenmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 326.maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.
Mahkemece, davanın kabulü denmek suretiyle davacının 27.03.2007-01.10.2008 tarihleri arasında 506 Sayılı yasanın Ek 5. Maddesi kapsamında tespitine karar verilmişse de talebin 02.08.1978 tarihinden itibaren olduğu, 506 Sayılı Yasada değinilen değişikliğin 20.06.1987 yılında gerçekleştirildiği göz önüne alındığında talebin kısmen kabul edildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti taktir edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/26849, K. 2015/4688, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama