KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/16955 E., 2016/12742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ve davalılardan ... İnş Ve Tic.A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... Tic. Ltd. Şti vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
Dava, sigortalının iş kazasından maluliyete uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 165.583,00 TL Maddi Tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle, 30.000 TL Manevi Tazminatın davalı ... Tic. Ltd. Şti’den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... İnş ve Tic. A.Ş. yönünden ise davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, ... İnş ve Tic. A.Ş.’ye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olmasına karşın; iş bu davalı lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi hükmüne aykı olarak nispi vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/16955, K. 2016/12742, 18 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama