İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/10605 K.2016/12620

Davacı, ...'nın 2009/2-2010/6 tarihleri arasında her ay için mesai saatleri yarım gün olduğunun tespitiyle, bu çalışmaları 30 güne tamamlatılarak tahakkuk edilecek borçları buna ilişkin faiz ve para cezalarının iptaline karar verilmesini istemiştir.…

Esas2016/10605Karar2016/12620Tarih13 Ekim 2016Okuma5 dk · 1.071 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2016/10605 E., 2016/12620 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ekim 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.071 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, ...'nın 2009/2-2010/6 tarihleri arasında her ay için mesai saatleri yarım gün olduğunun tespitiyle, bu çalışmaları 30 güne tamamlatılarak tahakkuk edilecek borçları buna ilişkin faiz ve para cezalarının iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, davacının Kurum'un davacı işyerinde çalışan dava dışı sigortalının çalışma sürelerini 30 güne tamamlatmaya yönelik Kurum işlemleri ve buna bağlı tahakkuk edilecek borçları, faizleri ile idari para cezalarının iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, istemin kabulü ile “davacı firmada çalışan ...'nın 2009/2. ayından başlayarak 2010/6. ayına kadar devam eden çalışmalarının her ay için mesai saatleri içinde yarım gün olduğunun tespitine, davalı kurumun bu çalışma sürelerini 30 güne tamamlatma ve buna göre prim ödetme isteğinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve tahakkuk edilecek borçlar ile buna ilişkin faiz ve idari para cezalarının iptaline” karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurum'un 02/05/2012 tarihli ve devamı yazıları ile 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesine göre dahili davalı sigortalının 30 günden az süre ile çalıştığını açıklayıcı belgelerin Kurum'a verilmemesi nedeniyle 2012 yılında 2009/2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 ve 2010/1,2,3,4,5,6 arasındaki çalışmaları için her bir ay için Ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmesi gerektiğinin davacı şirketten talep olunduğu, davacı şirket tarafından Kurum işlemine karşı itirazlarda bulunulduğu,

Kurum'un Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonu kararı ile istihdam sözleşmesinde gün ve saat ücreti hakkında herhangi bir hükmün düzenlenmemiş olması nedeniyle davacı şirketin yerinde olmayan itirazının reddolunduğu, davacı şirket ile dahili davalı çalışan sigortalının arasında akdolunan part-time sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, düzenlendiği dönem içerisinde eksik gün bildirim formlarının part-time sözleşmesi ile ekli olarak Kurum'a sunulmuş olduğu, ihtilaf konusu dahili davalı sigortalının imzasını havi ücret bordroları ile dönem bordrolarının getirtildiği, dahili davalı sigortalıya ait banka hesap özetinin dosyaya sunulduğu,

yapılan zabıta araştırması neticesi düzenlenen tutanakların Mahkeme'ye bildirildiği, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda kamu tanıkları ile davacı şirket tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, davacı şirketin Kurumca tahakkuk ettirilen idari para cezalarının iptali istemine ilişkin olarak görevli yargı yolunun belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1. maddesinde dava şartları sırasıyla sayılmıştır. Bunlar;

“a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.

b) Yargı yolunun caiz olması.

c) Mahkemenin görevli olması.

ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.

d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.

e) Dava takip yetkisine sahip olunması.

f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.

g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.

ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.

h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.

ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.

i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.” şeklinde tanımlanmıştır.

Mahkemece bir davada, dava şartlarının olup olmadığına 6100 sayılı HMK. 114/1 maddesinde gösterilen sıralamaya göre bakmak gerekmektedir. Bu durumda yargı yolunun caiz olmadığı bir mahkemede açılan davada, mahkemece davanın esasına girilemez. Öncelikle yargı yolunun belirlenmesi gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olması" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.

5510 sayılı Kanun’un 102.maddesine göre; idarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. İtirazı kurumca reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz.

Yukarıda yer alan yasa hükümlerine göre idari para cezasının ilgiliye tebliği zorunlu olup itiraz edilmesi ve Kurumca itirazın reddi halinde idari para cezasının Kurum alacağı olarak 6183 sayılı Kanun’a göre takip ve tahsil işlemleri yapabileceği gibi bu bağlamda ödeme emri de gönderebilir. Bu nedenle ödeme emrinin konusunun idari para cezası olması uyuşmazlığın başlı başına idari yargıda görülmesini gerektirmez.

Kurumun, idari para cezasını tebliğ etmediği veya itiraz hakkında komisyonca bir karar alınmadığı hallerde, Kurumun davacıya gönderdiği ödeme emrine konu Kurum alacağı, takip ve tahsili mümkün olan bir alacak haline gelmediğinden mahkemece yargı yolu görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddi yerine ödeme emrinin iptaline karar verilmelidir.

Yukarıda yer alan Yasa hükümlerine göre idari para cezasının ilgiliye tebliği zorunlu olup itiraz edilmesi ve Kurumca itirazın reddi halinde idari para cezasının Kurum alacağı olarak 6183 sayılı Kanun’a göre takip ve tahsil işlemleri yapabileceği gibi bu bağlamda ödeme emri de gönderebilir. Bu nedenle ödeme emrinin konusunun idari para cezası olması uyuşmazlığın başlı başına idari yargıda görülmesini gerektirmez. Kurumun, idari para cezasını tebliğ etmediği veya itiraz hakkında komisyonca bir karar alınmadığı hallerde, Kurumun davacıya gönderdiği ödeme emrine konu Kurum alacağı, takip ve tahsili mümkün olan bir alacak haline gelmediğinden Mahkemece yargı yolu görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddi yerine ödeme emrinin iptaline karar verilmelidir.

Bu düzenlemeler karşısında idari para cezalarının tahsili için davalı Kurumca 7201 sayılı Yasa gereğince düzenlenen ve davacıya tebliğ olunan karar için açılacak davaların idari yargıda görüleceğinin kabulü gerekir.

Somut olayda. Mahkemece “davacı firmada çalışan ...'nın 2009/2. ayından başlayarak 2010/6. ayına kadar devam eden çalışmalarının her ay için mesai saatleri içinde yarım gün olduğunun tespitine, davalı kurumun bu çalışma sürelerini 30 güne tamamlatma ve buna göre prim ödetme isteğinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve tahakkuk edilecek borçların iptaline” şeklinde kurulan hüküm yerinde ise de “idari para cezalarının iptaline” şeklinde kurulan hüküm yerinde değildir.

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un "Kurumca verilecek idarî para cezaları" başlıklı 102.maddesinin 4.fıkrasına göre "idari para cezalarının iptaline" ilişkin istemlerin çözüm yeri idare mahkemesi olup Mahkemece davacının Kurum tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezalarının iptali istemi ile ilgili olarak “6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olması" dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine” karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Yapılacak iş, davacının Kurum tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezalarının iptaline ilişkin istemi yönünden “6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olması" dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine” karar vermekten ibarettir. O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/10605, K. 2016/12620, 13 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/10605
Karar No
2016/12620
Tarih
13 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/10605 K.2016/16829
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/10606 K.2016/12900
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/10607 K.2016/8192
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/10607 K.2016/6678
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/10608 K.2016/9869
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/10608 K.2016/9377

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.