KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/12041 E., 2018/2209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan ...Tekstil San Ve Tic A.Ş vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlerle, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ...Tekstil San ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının 24/04/2005 tarihli iş kazasında vefatı nedeniyle hak sahibi eş ve çcouklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir.
Mahkemece davalı ...Ş. yönünden davanın reddine, Davalı ...Tekstil San ve Tic. A.Ş. yönünden ise davacı lehine 85.873,29 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle, 20.000 TL manevi tazminatın ise iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117/2.maddesine göre de İş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir. 6100 sayılı HMK’nun 26.maddesine göre “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda davacının tazminat alacağının tamamına olay tarihinden faiz işletilmesini talep ettiği halde, manevi tazminat yönünden olay tarihinden itibaren faiz işletilirken, maddi tazminat yönünden dava tarihinden faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
3- Aynı zamanda 6100 sayılı HMK’nun 323/1-a maddesine göre karar ve ilam harcı yargılama giderleri içerisinde sayılmış olup, 326/1.maddesi gereğince kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, mahkemece verilen kararda, bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacıdan tahsiline karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekillinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/12041, K. 2018/2209, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama