KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/16436 E., 2018/4875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş görmezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; olayın iş kazası olduğunun kesinleşen mahkeme kararı ile tespit edildiği, davacı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının % 7,2 olduğu, hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda olayın meydana gelmesinde davacının % 30 oranında müterafik kusurlu olduğunun belirtildiği, hesaba ilişkin bilirkişi raporunda davacının 60 yaşını ikmal ettiği tarihten sonrasının pasif dönem zararı olarak hesaplandığı ve buna göre sonuca gidildiği anlaşılmakta ise de fiili durum varken varsayıma dayalı olarak varılan bu sonuç hatalı olmuştur.
Davacı sigortalının 01.04.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başlaması nedeniyle, davacının sosyal güvenlik destek primi ile çalıştığı da iddia edilmediğine göre, aktif ve pasif dönem zararlarının diğer veriler aynı kalmak kaydı ile bu tarihe göre hesap ettirilerek çıkacak sonuca göre maddi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/16436, K. 2018/4875, 15 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama