KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/16438 E., 2017/6170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenler ile, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı .... Şti’nin tüm ve davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava, iş kazası sonucu sigortalının vefatı nedeniyle hak sahibi yakınlarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; davacı çocuk ...‘in maddi tazminat talebinin reddine, çocuklar ..., ... ve ... için takdiren 5.000,00 er TL. manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından 31/03/2015 tarihli kararda sair yönlerinde bir hata bulunmamakla birlikte,
1- İş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup , faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir. Olay tarihinin 09/05/2006 olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacılar dava dilekçesinde hüküm altına alınacak tazminatlara 09/05/2006 tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemiştir. Hal böyle olunca, mahkemece, hüküm altına alınan tazminatlara uygulanacak faizin başlangıç tarihinin yazılmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Diğer taraftan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 10. Maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi olarak hesaplanacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda; davalı .... Şti vekili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hem maktu vekalet ücretine hem de nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/16438, K. 2017/6170, 12 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama