KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/16519 E., 2017/2226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2017
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre daval...nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle sigortalının yakınları tarafından açılan manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece Davanın Kabulüne, Davacılardan anne ... için 10.000TL, baba ... için 10.000TL, kardeş ... için 5.000TL olmak üzere toplam 25,000TL manevi tazminatın 07/01/2012 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Temyizin kapsam ve nedenleri dikkate alındığında manevi tazminat miktarının takdirine ilişkin karar isabetlidir. Ancak davalı sigorta şirketi açısından hüküm altına alınan manevi tazminata uygulanacak faizin başlangıcında hataya düşülmüştür.
Sigortacının temerrüde düştüğü hallerde faiz başlangıç günü temerrüt tarihi olup, hak sahiplerinin sigortacıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü kanıtlanamaz ise sigortacının faiz yükümlülüğü dava tarihinden başlar. Davalı sigorta şirketinin harç ve yargılama giderlerinden sorumluluğu da poliçede belirtilen teminat miktarı ile sınırlıdır. Hal böyle olunca hüküm altına alınan tazminatlara uygulanacak faizin dava tarihi yerine, hükümdeki gibi dava tarihinden öncesine götürülmesi usule ve yasaya aykırı olup bu durum bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, yürürlükteki 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi gereğince ve HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/16519, K. 2017/2226, 20 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama