KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/18137 E., 2018/2995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 29/01/2010 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti, kaza tarihi itibariyle Kurum tarafından peşin veya aylık olarak ödenmesi gereken gelirlerin ödenmesi ve bağlanması, meslekte kazanma gücü kayıp oranının ve maluliyet oranının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, “Davacının 29/01/2010 tarihindeki olayın iş kazası olarak tespitini talep etmekle birlikte sgk tarafından 29/01/2010 tarihli olayın 18/09/2012 tarih CP-106 sayılı raporla iş kazası olduğunun tespiti yapıldığından davacının bu talebi konusuz kaldığından davacının bu talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,
Davacının kaza tarihi itibariyle SGK tarafından peşin veya aylık olarak ödenmesi gereken gelirlerin ödenmesini talep etmekle birlikte; sgk tarafından davacıya ödendiği anlaşılmakla davacının bu talebi konusuz kaldığından davacının bu talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,
Davacının kaza tarihi itibariyle sgk tarafından peşin veya aylık ödenmesi gereken gelirlerin bağlanmasını talep etmekle birlikte; tespit olunan maluliyet oranı göz önüne alınarak davacının bu talebinin reddine.
Davacının maluliyet oranının tespiti ve meslekte kazanma güç kayıp oranının tespitini talep etmekle birlikte; sgk tarafından maluliyet oranının (meslekte kazanma güç kayıp oranının) E cetveline göre % 35 oranında tespit edildiği anlaşılmakla mahkemece adli tıp kurumuna yaptırılan incelemede maluliyet oranının (meslekte kazanma güç kayıp oranının) E cetveline göre % 33 oranında belirlendiğinden ve sgk'nın belirlediği maluliyet oranının (meslekte kazanma güç kayıp oranının) daha yüksek olduğu anlaşılmakla davacının bu talebide konusuz kaldığından davacının bu talebi hakkında da bir karar verilmesine yer olmadığına,” karar verilmiş olup yargılama gideri ile vekalet ücretinden davacı sorumlu tutulmuştur.
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir nedenle dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek kalmıyorsa davanın konusuz kalması nedeniyle yargılamaya devam edilmesine gerek yoktur. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir.
Dava tamamen veya kısmen konusuz kalabilir. Davanın kısmen konusuz kalması halinde talebin diğer kısmı yönünden uyuşmazlık devam eder ve mahkemece uyuşmazlığın devam ettiği talepler hakkında yargılamaya devam edilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.01.2006 tarih ve 2005/10-766 E, 2006/16 K. sayılı kararı da aynı yöndedir)
Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin, yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu diğer bir deyişle hangi tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğini tespit edip, o taraf aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesine göre avukatlık ücreti takdir etmesi ve yargılama giderlerinden sorumlu tutması gerekir.
Somut olayda, davacının 29/01/2010 tarihinde geçirdiği iş kazası ile ilgili olarak işveren tarafından Kuruma iş kazası bildiriminin yapılmadığı, dava açılmasından sonra Kurum tarafından gerekli tahkikatın yapılarak olayın iş kazası olduğunun kabul edildiği ve davacının iş göremezlik oranının tespit edilerek davacıya gelir bağlandığı, bu nedenle davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşıldığından yargılama gideri ile vekalet ücretinden davalıların sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/18137, K. 2018/2995, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama