KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/20357 E., 2018/2820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 24/10/1996-15/11/2007 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, davacının davalılara ait ...'nde 24/10/1996 tarihinden 15/11/2007 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığının ve Kurum'a bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Mahkeme hükmünde nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Mahkemece gerekçede davacının 24/10/1996-15/11/2007 tarihleri arasında hizmet akdiyle ve asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmişse de hüküm kısmında 24/10/1996 - 15/11/1997 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığına ilişkin hüküm kurulmuş olup, hükmün 3. maddesinde de davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği ödenmeyen sigorta primlerinin davalı işverenler tarafından ödenmesi talebinin reddine hükmü yazılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/20357, K. 2018/2820, 26 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama