KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/2353 E., 2016/14241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Davacı, 01.08.1996-31.12.2004 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının 01.08.1996-31.12.2014 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.11.1994-31.12.1994, 01.09.1996-31.12.1997, 01.01.2014-18.05.2014 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigorta kaydının bulunduğu ve teslim ettiği ürünlerden 1996/8., 1997/4. ayında prim kesintisi yapıldığı ve prim kesintisine istinaden yargılama esnasında davalı Kurumun davacıyı sigortalı kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, verilen kararın gerekçe kısmında davacının 01.09.1996-31.12.1997 tarihleri arasındaki talebinin yargılama aşamasında davalı Kurum tarafından yerine getirilmiş olduğu ve bu sürelerde dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden bahsedilmiş olmasına rağmen, hüküm kısmında davanın tümden reddine karar verilerek gerekçe ile hüküm bölümü arasında çelişki meydana getirilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi gideilmek sureti ile hüküm kurmaktan ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
M.O
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/2353, K. 2016/14241, 17 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama