1- Mahkemenin 18/12/2013 tarih 2013/27 Esas ve 2013/194 Karar sayılı Kararı davanın kabulüne karar verilmiş olup davalı Kurum vekili 30/11/2015 tarihli temyiz dilekçesi ile gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligat parçası üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, gerekçeli kararın usulsüz olarak tebliğ edildiğini belirterek temyiz talebinin kabul edilmesini ve mahkemenin kararının incelenerek bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 07/12/2015 tarihli ek kararı ile dava dosyasının tetkikinde dosyanın 18/12/2013 tarihinde karara çıktığı, yasal süresi içerisinde yazılan gerekçeli karar evrakının yasa gereği taraflara tebliğe çıkartıldığı ve gerekçeli kararın davalı SGK vekili Av. ...'in kendisine 23/01/2014 tarihinde tebliğ edildiği belirtilerek kararı süresinde temyiz etmeyen davalı Kurum vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir ve ek karar davalı Kurum vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Somut olayda, gerekçeli kararın davalı Kurum vekiline tebliğine ilişkin tebligatın usulsüz olarak yapıldığı ve davalı Kurum vekilinin durumu öğrenmesinden sonra süresinde kararı temyiz ettiği anlaşıldığından mahkemenin davalı Kurum vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin EK KARARININ KALDIRILMASINA,
2- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı Kurum vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 16/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.