İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/9021 K.2016/8695

Davacı, 30.08.2006 tarihinden itibaren Kurum nezdindeki 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili…

Esas2016/9021Karar2016/8695Tarih24 Mayıs 2016Okuma5 dk · 912 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2016/9021 E., 2016/8695 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Mayıs 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

912 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Davacı, 30.08.2006 tarihinden itibaren Kurum nezdindeki 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı, dava dilekçesi ile 30.08.2006 tarihi itibari ile Kurum nezdindeki 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının iptaline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; davacının, Vergi Dairesi'nin tarih ve sayılı yazısında belirtilen 30.08.2006 tarihi itibari ile davalı Kurum nezdindeki sigortalılık kayıtlarının iptaline dair verilen ilk karar Dairemizin Tarih ve E, K sayılı kararı ile; öncelikle davalı Kurum'dan davacının hangi tarihler arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı kabul edildiğinin sorulması, daha sonra davacıya talebinin açıklattırılması, davacının SGDP borcunun mu yoksa Bağ-Kur sigortalılığının mı iptalini talep ettiğinin belirlenmesi,

daha sonra davacının beyanına göre 1479 sayılı Yasa'nın 24/I-d maddesi, 70. maddesi ve ek 20. maddesi de değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma kararına uyan mahkemece son olarak; davacının ticari kazanç sağlayıcı faaliyet gösterdiği gerekçesiyle yapılan tescil işleminin ve bu tescil gerekçe gösterilerek talep edilen SGDP borcunun iptaline karar verilmiştir.

Dairemizin anılan bozma kararı öncesi dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, 01.07.1986 – 29.05.1991 tarihleri arasında vergi kaydının, 07.08.1984 – 24.12.2002 tarihleri arasında da oda kaydının bulunduğunun, dosyada mevcut hizmet cetveline göre davacının.

28.10.1972 – 29.05.1991 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun, bu tarihten sonrasına ilişkin sigortalılığına ilişkin kayıt bulunmadığının, davacıya 01.11.1996 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığının, davacının kurucu ortağı olduğu limited şirketin 30.09.1997 tarihinde kurulduğunun ve davacının ortaklık kaydının devam ettiğinin, ancak şirketin münfesih durumda göründüğünün Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından şirketin sicil kaydının halen açık olduğunun, şirketin TTK'nin geçici 7. maddesi kapsamında işleme alındığının ve yazışmaların devam ettiğinin bildirildiği, Vergi Dairesi tarafından da.

18.12.2006 tarihli yoklamada şirketin faaliyetinin olmadığının anlaşılması nedeni ile şirketin 30.06.2008 tarihi itibari ile re'sen terkinin edildiğinin bildirildiği, davalı Kurum tarafından; davacının 30.09.1997 tarihinden itibaren limited şirket ortağı olduğunun anlaşılması nedeni ile mevzuat gereği davacının 01.02.2004 – 30.09.2008 tarihleri arasındaki borcunun 23.07.2013 tarihi itibari ile 8.669,90 TL olduğunun, ayrıca davacının 01.10.2008 sonrası da 10.331,08 TL SGDP borcu olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.

Bozma kararı sonrası ise; davacı vekili tarafından, davalı Kurum tarafından davacının yeniden Bağ-Kur kapsamında tescil edildiği ve SGDP borcu çıkarıldığı, bu nedenle de davacının sigortalılığı ile SGDP borcunun iptalini talep ettiklerinin bildirildiği, davalı Kurum tarafından davacının sigortalılığının 29.05.1991 tarihi itibari ile sonlandırıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa'ya, 4447 sayılı Yasa'nın 38. maddesi ile eklenen ve 08.09.1999 tarihi itibari ile yürürlüğe giren “Sosyal Güvenlik Destek Primi” başlığını taşıyan ek 20. madde hükmü ile.

“Bu yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlananlardan 24 üncü maddenin (l) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı, yasadan önce yaşlılık aylığı bağlananlardan yasanın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.” düzenlemesi getirilmiş; pasif sigortalıların yaşlılık aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilmesi,

1479 sayılı Yasa'nın 24/I. maddesi kapsamında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmanın varlığı koşuluna bağlanmıştır.

Anılan maddenin 1. fıkrasında 24.07.2003 tarihinde 4956 sayılı Yasa ile yapılan değişikle. “Bu kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan sadece ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefiyeti devam edenlerin sosyal güvenlik destek priminden sorumlu olacakları” öngörülmüş ve yasanın yürürlük tarihi 02.08.2003 olarak belirlenmiştir.

Daha sonra anılan Yasa'da 22.01.2004 tarihinde 5073 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, anılan 1. fıkrasına 4956 sayılı Yasa'dan önce yürürlükte bulunan hükmüne benzer bir düzenleme getirilerek.

“Bu Yasa'ya göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24. maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sosyal güvenlik destek primi kesileceği” öngörülmüş olup anılan değişikliğin yürürlük tarihi ise 28.01.2004 tarihidir.

Kural olarak kanunlar yürürlükte oldukları dönemdeki uyuşmazlıklara ve görülmekte olan davalara uygulanmakta olup Sosyal Güvenlik Hukuku'na ilişkin düzenlemelerin kamusal niteliği gereği, sigortalı lehine yapılan değişikliğin geçmişe yönelik uygulanması gereği kabul edilmişse de, 1479 sayılı Yasa'nın ek 20. maddesinde yapılan değişikliklerin, Kurum'un sosyal güvenlik destek primi alacağına ilişkin bulunması itibari ile anılan maddelerin yürürlüğe girdikleri tarihten sonra bağlanmış veya bağlanacak yaşlılık aylıkları yönünde uygulanması gerektiği açıktır.

5510 sayılı Yasa'nın 9. maddesi sigortalılığın sona ermesi hallerini düzenlemiş olup anılan maddenin 3. fıkrası.

“Limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların, hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten, iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği,

tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten itibaren sona erer” hükmünü haizdir.

Hal böyle olunca; davacının 5510 sayılı Yasa'nın 9. maddesi uyarınca limited şirket ortaklığının ve şirketin sicil kaydının devam ettiği anlaşıldığından, davacının maaşından sosyal güvenlik destek primi kesilmesinin yasal olduğu gözardı edilerek yazılı şekilde talebin kabulüne dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

C.C

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/9021, K. 2016/8695, 24 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. C.c
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/9021
Karar No
2016/8695
Tarih
24 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/9021 K.2016/9959
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/9022 K.2016/9960
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/9022 K.2016/10166
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/9022 K.2016/8946
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/9023 K.2016/9961
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/9023 K.2016/10044

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.