KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/9660 E., 2017/10463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2017
- Mahkemesi
- ...İş Mahkemesi Vek.Av. ...
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalı yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat taleplerinin kabulüne, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 326.maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise Mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir. Ancak iki tarafın kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin paylaştırılacağına ilişkin HMK’nun 326/1-2 maddesindeki düzenleme yargılama harçları için uygulanmaz, davanın reddi hariç olmak üzere harçlar daima davalıya yüklenir.
Somut olayda, kabul ve ret oranına göre yargılama giderlerine hükmedilirken harçların da dahil edilerek taraflar arasında paylaştırılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan hükmedilen vekalet ücreti açısından da kararda hata bulunduğu açıktır.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde birlikte dava açan ve tek vekille temsil edilen davacıların davasının kabulüne veya kısmen kabulüne karar verilmesi halinde, vekalet ücretinin ne şeklilde tayin edilmesi gerektiği noktasında bir düzenleme bulunmamakla birlikte, tarifenin 3/1.maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı;
aynı maddenin 2. fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde,... ... ortak olan davalılar vekili lehine tek;... ... ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her... ... için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir.
Anılan maddenin amacına hakim olan ilke gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın reddedilen bölümü üzerinden davalı yararına tek vekalet ücretine hükmedilmelidir. Maddi tazminat bakımından davacılar lehinde hesaplanan nispi vekalet ücretinin de eksik hesaplanarak hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmelidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 Sayılı HMK'nun 370/2 maddesi gereğince hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/9660, K. 2017/10463, 12 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama