İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/1520 K.2018/227

Davacı; 5510 sayılı Yasa'nın 56/2. fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptalini, maaşın kesildiği 27/03/2014 tarihinden itibaren yeniden bağlandığı tarihe…

Esas2017/1520Karar2018/227Tarih18 Ocak 2018Okuma7 dk · 1.321 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2017/1520 E., 2018/227 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ocak 2018
Mahkemesi
... 1. İş Mahkemesi
A) Davacı İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.321 kelime·7 dk okuma

Davacı; 5510 sayılı Yasa'nın 56/2. fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptalini, maaşın kesildiği 27/03/2014 tarihinden itibaren yeniden bağlandığı tarihe kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabı:

Davalı ... vekili özetle; ...’in babasından dolayı aylık almak amacı ile muvazaalı olarak boşandığını ve yersiz ödemenin tahsili için ... 7. İcra Müdürlüğüne ait 2015/1339 takip sayılı dosya üzerinden 5.830,88 TL Kurum zararının tahsili için yapılan icra takibine itiraz ettiğini, Sosyal Güvenlik Denetmen raporu ile davacının aile bütünlüğünün bozulmadığının tespit edilmiş olduğunu belirtmek sureti ile itirazın iptali ile %20 oranında inkar tazminatına ve Kurum aleyhine açılmış davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

İlk derece Mahkemesince; “Tüm dosya kapsamı, SGK kayıtları, ihtilaflı dönem muhtarı tanık ...'ın beyanı, davacının 2004 yılında boşandığı, babası ...'in ise 2011 yılında vefat ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; yetim aylığının kesilmesi için gerekli olan boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. ” gerekçesiyle davanın KABULÜNE, birleşen davanın REDDİNE, karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu ;

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;” usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

D) Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

Bölge Adliye Mahkemesince “ İncelenen mahkeme kararının 29.09.2016 günü tarafların vekillerinin yüzlerine karşı verildiği/tefhim edildiği ancak söz konusu tefhimin; hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal olarak kabul edilen tefhim şeklinde gerçekleşmediği ve gerekçeli hükmün davacı/birleşen dava davalısının vekiline 10.11.2016; davalı/birleşen dava davacısının vekiline 09.10.2016 tarihlerinde tebliğ edildiği, davalı/birleşen dava davacısı vekilinin istinaf iradesini gösteren fakat istinaf başvuru sebep ve gerekçelerinin bildirilmediği 30.09.2016 tarihli dilekçesinden başka bir dilekçe ibraz etmediği;

davacı/birleşen dava davalısının vekilinin de istinaf başvurusunda bulunmadığı hususları tartışmasızdır.

Davalı/birleşen dava davacısı vekilinin 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 8/2. maddesi uyarınca sekiz günlük süre içerisinde başvuru sebep ve gerekçelerini belirtir istinaf dilekçesi ibraz etmediği, 30.09.2016 tarihli dilekçe içeriği ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının mevcut dava dosyası kapsamından tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davalı/birleşen dava davacısı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. “ gerekçesiyle

“ 1-)Davalı/birleşen dava davacısı vekilinin, ... 5. İş Mahkemesinin 29.09.2016 Tarih, 2014/290 Esas - 2014/464 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, usul ve esas yönlerden resen gözetilmesi gerekli kamu düzenine aykırı bir hal bulunmaması nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca REDDİNE, “ karar verilmiştir.

E) Temyiz: Davalı vekilince; “Mahkemece gerekli incelemeler yapılmadan , denetmen raporunun aksi ispat edilmeden hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle davanın reddi talep edilmiştir

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dava; 5510 sayılı Yasa'nın 56/2.fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile maaşın kesildiği 27/03/2014 tarihinden itibaren yeniden bağlandığı tarihe kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Davanın, yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada: “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Düzenleme ile ölen sigortalının kız çocuğu veya dul eşi yönünden, boşanılan eşle boşanma sonrasında fiilen birlikte olma durumunda, ölüm aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların geri alınması öngörülmektedir. Buna göre, daha önce sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusu, gelir veya aylık kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiştir.

5510 sayılı Kanunun 56. maddesinin ikinci fıkrasında, daha önceki sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen (eylemli olarak) birlikte yaşama olgusu, gelir/aylık kesme nedeni olarak düzenlendiği gibi, eylemli olarak birlikte yaşama, aynı zamanda gelir/aylık bağlama engeli olarak da benimsenmiştir.

Anılan 56. madde de, oldukça yalın olarak “eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen” ibareleri yer almakta olup, kanun koyucu tarafından örneğin; “sosyal güvenlik kanunları kapsamında ölüm aylığına hak kazanmak amacıyla eşinden boşanan”, “hak sahibi sıfatını haksız yere elde etme amacıyla eşinden boşanan”, “gerçek boşanma iradesi söz konusu olmaksızın (muvazaalı olarak) eşinden boşanan” veya bunlara benzer ifadelere yer verilmemiş, sade olarak kaleme alınan metinle uygulama alanı genişletilmiştir.

Maddede boşanma amacına/saikine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden, gerek Kurumca, gerekse yargı organlarınca uygulama yapılırken; eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin/samimiliğinin araştırılıp ortaya konulması söz konusu olmamalı, boşanmanın muvazaalı olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma/irdeleme ve boşanma yönündeki kesinleşmiş yargı kararının geçerliliğinin sorgulaması yapılmamalı, özellikle, kesinleşmiş yargı organının verdiği karara dayanan “boşanma” hukuki durum ve sonucunun eşlerin gerçek iradelerine dayanıp dayanmadığının araştırılmasının bir başka organın yetki ve görevi içerisinde yer almadığı,

kaldı ki, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda “anlaşmalı boşanma” adı altında hukuki bir düzenlemenin de bulunduğu dikkate alınmalıdır.

Şu durumda sonuç olarak vurgulanmalıdır ki, boşanma tarihi itibarıyla gerçek/samimi boşanma iradelerine sahip olan (evlilik birliği temelinden sarsılan) veya olmayan tüm eşlerin, maddenin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının saptanması durumunda gelirin/aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

Gelirin/aylığın kesilme tarihi ile Kurumun geri alım (istirdat) hakkının kapsamına ilişkin olarak; eylemli birlikte yaşama olgusunun gerçekleşme/başlama tarihi esas alınarak bu tarih itibarıyla gelir/aylık kesme veya iptal işlemi tesis edilip ilgiliye, anılan tarihten itibaren yapılan ödemeler yasal dayanaktan yoksun/yersiz kabul edilmeli, ancak, söz konusu madde 01.10.2008 günü yürürlüğe girdiğinden, eylemli birliktelik daha önce başlamış olsa dahi maddenin yürürlük günü öncesine gidilmemeli, başka bir anlatımla 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin borç tahakkuku söz konusu olmamalı, böylelikle açıklığa kavuşturulacak yersiz ödeme dönemine ilişkin olarak 5510 sayılı Kanunun 96'ncı maddesine göre uygulama yapılmalıdır.

Somut olayda; davacı ...’in 26/10/2004 tarihinde eşi ...'tan boşandığı, 14/09/2011 tarihinde vefat eden babasından dolayı yetim aylığı bağlandığı, Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen 14/02/2014 tarih ve 2014/AY/20 sayılı rapora göre davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, bu rapora dayanılarak Kurumca 25/10/2011-18/09/2014 dönemi ödenen 4.928,79 TL tutarında aylıklar ve işleyen faizinin borç çıkarıldığı, Kurum tarafından ...

1. İş Mahkemesinin 2015/111 esasına kayden açılan konusu ve tarafları aynı , itirazın iptali davasının bu dosyayla birleştirildiği, Bölge Adliye Mahkemesince “icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin birleşen dava yönünden KESİN olmak üzere” red kararı verilmesinin davanın niteliği itibariyle yerinde olmadığı, anlaşılmıştır.

14/02/2014 tarih ve 2014/AY/20 sayılı denetmen raporunda; davacı ve eşi ...’un birlikte yaşayıp yaşamadığının tespiti için ... ilçe Jandarma Komutanlığından araştırma yapılmasının istenildiği, gönderilen tutanakta; ... .../... adresine gidildiği, adreste hak sahibi ...'in kızı ... ve oğlu ... ile birlikte ikamet ettiği, konutun yaklaşık 10 metre uzağında bulunan baraka tarzı tek odalı yerde ...'un yaşadığının belirtildiği, denetmence davacı ve boşandığı eşinin 25/11/2006 tarihinden itibaren ... .../... adresinde kayıtlı olduklarının tespit edildiği, bu nedenle birlikte yaşadıkları kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

03/06/2014 tarihli Jandarma tutanağında; davacının 2000 yılından beri ... .../... adresinde kızı ve oğluyla ikamet ettiği, ...’un ise 2014 Mart ayı içinde ikametini....../... adresine aldırdığı,arada 44 numaralı eve gelip gittiği, çoğunlukla No:46 ‘da kaldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

30/05/2014 tarihli muhtar tutanağında ; ... ... adresinde ...’in ikamet ettiği, ...’un 2014 Mart ayından itibaren burada ikamet ettiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak.

Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından tanzim edilen raporun içeriği, davacı ve eşinin kaldıkları ikametlerin mahiyetleri, davacı ve boşandığı eşinin 25/11/2006 tarihinden itibaren aynı adreste kayıtlı olmaları, davacının eşinin 2014 Mart ayı içinde jandarma araştırmasından sonra ikametini aynı bahçe içinde 10 m uzaklıktaki ... .../... adresine aldırmasının, savunma geliştirmek anlamında olması, davacının eşinin No:44 adresinde 2012 ‘den beri elektrik aboneliği olması,

tüm bu kayıtları doğrulayan muhtar tanık ...’nın beyanları, birlikte değerlendirildiğinde davacı ve eşinin boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

O halde, davalı ... vekilinin temyiz başvurusunun kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

G)SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/1520, K. 2018/227, 18 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/1520
Karar No
2018/227
Tarih
18 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/1522 K.2018/367
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/1522 K.2018/85
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/1525 K.2018/853
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/1528 K.2018/660
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/1529 K.2018/370
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/1532 K.2018/766

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.