İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/3312 K.2018/8347

Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 13.09.1996-10.09.2013 tarihleri arasında kesintisiz ve tam süreli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Esas2017/3312Karar2018/8347Tarih15 Kasım 2018Okuma5 dk · 1.034 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2017/3312 E., 2018/8347 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Kasım 2018
Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
Mersin 6. İş Mahkemesi
A)Davacı İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.034 kelime·5 dk okuma

Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 13.09.1996-10.09.2013 tarihleri arasında kesintisiz ve tam süreli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

B)Davalılar Cevabı:

Davalı Kurum vekili tarafından davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı, iddianın resmi belgeler, kayıtlı tanıklarla yöntemince ispatlanması gerektiği belirtilerek, davalı şirket vekili tarafından ise davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı, davacının fiili çalışmalarının Kurum'a bildirimi yapılan süreler kadar olduğu, davacının kesintili olarak işyerinde çalıştığı, davacının sağlık kurul raporu ile istirahatte geçen sürelerinin bulunduğu, yazılı belgenin aksinin ancak aynı güçte başkaca yazılı belge ile ispatlanabileceği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı:

Mahkemece, davanın kabulü ile “davacının 13.09.1996-30.11.1997 tarihleri arasında dahili davalı ...' a ait ... sicil nolu işyerinde, 01.12.1997-10.09.2013 tarihleri arasında davalı ... Teks. San. ve Tic. Ltd. Şirketi isimli işyerinde kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına, dahili davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde karar verilmiştir.

D) İstinaf Başvurusu :

Davalı Kurum vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesi ile hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu, davacı tarafından davanın ispatlanamadığı belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

Davalı şirket vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesi ile hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu, yazılı belgelere rağmen tanık beyanları ile sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, sağlık raporunun dikkate alınmadan hizmet tespiti hükmünün kurulduğu, özet olarak belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Bölge Adliye Mahkemesince, “davacının davalı konfeksiyon işyerinde, 13.09.1996 tarihinden itibaren kesintisiz ve tam çalıştığının anlaşılması karşısında; dosya kapsamı, mevcut delil durumu dikkate alındığında, ilk derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle;

“Davalı ... ile davalı Kurumun istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinin 1'inci alt bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,” şeklinde karar verilmiştir.

F)Temyiz:

Davalı Kurum vekili tarafından sunulan dilekçe ile istinaf başvuru dilekçesinde yer alan itirazlar yinelenmek suretiyle kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya ait hizmet cetvelinden 01.12.1997-01.11.1998 ve 24.08.2006-20.04.2009, 18.06.2011-21.12.2012 ve 01.02.2013-30.06.2013 tarihleri arasında ... s.s. no ile davalı işyerince, 21.04.2009-17.06.2011 tarihleri arasında ... s.s. no ile yine davalı işyerince kesintili olmak üzere Kurum'a hizmet bildiriminde bulunulduğu,

kesintili döneme ilişkin işe giriş bildirgelerinin davalı işyerince düzenlenmiş olup Kurum kayıtlarına intikal ettiği, davalı ... s.s. no lu işyerinin 01.11.1997, davalı ... s.s. işyerinin 17.06.2004 tarihlerinden itibaren Yasa kapsamına alınmış olup davalı işyerinin 23.10.1997 tarihinden itibaren devam eden şirket tescil kaydının bulunduğu, 1997-1998/3. dönem bordroları ile 2006 yılı ve sonrası yıllara ait ihtilaf konusu dönem bordrolarının getirtildiği, 24.08.2006 tarihli çalışma başlangıç tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi,

davacının 10.08.2009-20.10.2009 tarihleri arasında istirahatli olduğunu gösterir sağlık raporu, bir kısmı davacı tarafından imzalı olan ücret bordrolarının davacıya ait şahsi işyeri dosyası içerisinde yer aldığı, davacı tarafından dosyaya sunulan 2008/10-11. aylar için yayımlanan bir dergi röportajının ilgili sayfasında “davalı işyerinde 12 yıldır satış sorumlusu olarak çalıştığını” beyan ettiğinin görüldüğü, yargılama esnasında yapılan zabıta araştırması ile komşu işyeri çalışanlarının tespit edilerek Mahkeme!ye bildirildiği, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu,

duruşmalarda davacı, davalı tanıkları ile re'sen belirlenen komşu işyeri sahibi ve çalışanı olan kamu tanıklarının dinlenildiği anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık, somut olayda davacının sigortalı hizmet süresinin tespitine yönelik Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükmün kurulmasında yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.

Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir.

Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Somut olayda, Mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten duruşmalarda dinlenen tanık beyanlarının çalışma olgusunun varlığının tespiti hususunda hizmet tespiti isteminin uzun süreli çalışmaya ilişkin olması nedeniyle yetersiz olduğu gözetilmeksizin ve davacının istirahatli geçen raporlu gün sayıları ile imzalı ücret bordrolarında yer alan hizmet gün sayıları değerlendirilmeksizin davacının davalı işyerinde kesintisiz çalıştığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, bu tür uzun süreli sigortalı (13.09.1996-10.09.2013 tarihleri arasında ) hizmetlerin tespitine ilişkin davalarda yargılamanın özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesini gerektirmesi ve tanık beyanlarının da yetersiz olması nedeniyle davacının davalı işyerinde ihtilaf konusu dönemin tamamında çalışma kaydı yer alan ve davacının çalışmaları hakkında bilgi ve görgü sahibi olan bordrolu çalışanların beyanlarına başvurmak, ve özellikle dönem bordrolarının Kurum’a verilmediği dönem yönünden ... ilgili İl Müdürlüğü’nden, gerekirse zabıta,

vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, imzalı ücret bordroları ile sağlık raporunu göz önünde bulundurmak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı ORTADAN KALDIRILMASI, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

H)Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/3312, K. 2018/8347, 15 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/3312
Karar No
2018/8347
Tarih
15 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/3314 K.2018/8619
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/3315 K.2018/10549
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/3316 K.2018/10720
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/3316 K.2018/7303
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/3318 K.2018/5393
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/3321 K.2018/8308

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.