İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/4806 K.2017/7792

Davacı vekili, davacının, davalı işverene ait işyerinde 25.09.2006 tarihinden itibaren asgari ücret karşılığı çalışmaya başladığını, 06.10.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %13 oranında sürekli iş göremezlik derecesi oluşacak şekilde yaralandığını…

Esas2017/4806Karar2017/7792Tarih12 Ekim 2017Okuma6 dk · 1.273 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2017/4806 E., 2017/7792 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ekim 2017
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
A)Davacı İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.273 kelime·6 dk okuma

Davacı vekili, davacının, davalı işverene ait işyerinde 25.09.2006 tarihinden itibaren asgari ücret karşılığı çalışmaya başladığını, 06.10.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %13 oranında sürekli iş göremezlik derecesi oluşacak şekilde yaralandığını belirtmek sureti ile 5.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 25.000,00 TL tazminatın 06.10.2006 kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş iken ıslah ile maddi tazminat miktarını 20.864,59 TL arttırmak sureti ile 25.864,59 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

B)Davalı Cevabı:

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının deneme süresi içerisinde ve hamallık işinde çalıştığı halde çalışır vaziyetteki makineyi temizlediği esnada kaza geçirdiğini, kusurun davacıya ait olduğunu, davacının bütün alacaklar yönünden müvekkili ibra etmek sureti ile işyerinden ayrıldığını ve %13 oranındaki sürekli iş göremezlik derecesinin yüksek olduğunu belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

Mahkemece, davacının davalı işveren işçisi olarak çalıştığı sırada geçirdiği iş kazası sonucu %13 oranında malul kaldığı, kazada davalı işverenin %70 oranında, davacının %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, buna göre yapılan hesaplama sonucunda davacının 47.868,17 TL maddi zarara uğradığı anlaşıldığından davacı talebine bağlı kalınarak maddi tazminat talebi kabul edilmiş, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi, tatmin duygusu, caydırıcılık özelliği dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebi kısmen kabulüne karar verilerek, 25.864,59 TL.

Maddi tazminat ile 10.000,00 TL. Manevi tazminatın 06.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu ;

İstinaf başvurusunda bulunan davalı taraf; davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, kazanın tamamen davacının kusuru sonucu oluştuğunu, davacının 31.08.2009 tarihli ibraname ile işvereni ibra etmiş olduğunu, kusur ve hesap bilirkişi raporlarının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olmadığını, Tarsus İş Mahkemesine ait 2010/124 esas sayılı dava dosyasındaki sürekli iş göremezlik oranının %12,1 olarak kabul edildiğini ve davacı tarafın bu orana itiraz etmediğini ve hesaplamanın bu oran üzerinden yapılmasını talep etmesine rağmen %13 sürekli iş göremezlik oranına göre hesaplama yapılmış olduğunu, davacıya yapılan sosyal güvenlik ödemelerinin zarardan düşülmediğini ve kararın tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

Bölge Adliye Mahkemesince İstinaf başvurusunda bulunan tarafın sıfatı, dava dosyası içerisindeki mevcut bilgi ve belgeler ve kamu düzeni dikkate alınmak sureti ile ileri sürülen istinaf başvuru gerekçelerinin değerlendirilmesine gelince;

1-)İş kazasından kaynaklanan zararların tazminine ilişkin davalarda, gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi ve gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca zamanaşımı süresi on yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı; failin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

Somut davaya konu iş kazası tarihi 06.10.2006 olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunun 125. maddesi uyarınca on yıllık zamanaşımı süresinin en erken 06.10.2016 tarihinde gerçekleşeceği dikkate alınmak sureti ile bu yöndeki istinaf başvuru gerekçesi yerinde değildir.

2-)Davacının sürekli iş göremezlik kaybına neden olan iş kazasının oluşumunda davacının %30 ve davalının %70 oranında kusurlu olduklarına yönelik T.C.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Baş İş Müfettişi tarafından düzenlenmiş 29.05.2007 tarihli inceleme raporu ile aynı zamanda makine mühendisi olan A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşan 16.01.2012 tarihli müştereken düzenlenmiş bilirkişi kurul raporu, bu rapordaki bilimsel ve somut olaya uygun değerlendirmeler ile bilirkişilerin mesleki nitelikleri, somut olayın özellikleri ve oluşumu açısından davacının kusur oranının daha fazla olduğunun kabul edilmesini gerektirir bir durum olmadığı ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile davalı vekilinin,

kusur oranlarına yönelik istinaf başvuru gerekçesinin yerinde ve kabul edilebilir olmadığı anlaşılmaktadır.

3-)Tarsus İş Mahkemesine ait 2010/124 esas sayılı dava dosyası üzerinden alınan ve davacının %12,1 oranında sürekli iş göremez olduğunu belirtir Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunun, eldeki dava dosyası üzerinden alınan Adli Tıp Kurumu-Üçüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 14.10.2015 tarih ve 17819 sayılı raporu karşısında geçerli olmadığı, dava dilekçesinde belirtilen sürekli iş göremezlik oranının %13 olduğu, raporda eksik bırakılan geçici iş göremezlik rücu miktarının indirilmesi işleminin Mahkeme tarafından giderildiği ve bu hususa gerekçede yer verildiği dikkate alınmak sureti ile hesap bilirkişi raporunun usul, kanun ve dosya kapsamına uygun olmadığına yönelik istinaf başvuru gerekçesine itibar edilmemiştir.

4-)Türk Hukukunda ibra sözleşmesi 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olup, gerek iş kazası tarihinde ve gerekse dava tarihinde bu şekilde bir düzenleme bulunmamaktadır. O dönemdeki birçok Yargıtay kararında ibra, alacaklının; alacak hakkından vazgeçmesini ve bu surette borçlunun, borçtan kurtulmasını kapsayan bir akit olarak tanımlanmış ve ödeme yönünde bir anlaşma olmadığı, borcun kısmen ya da tamamen sona erme şekillerinden biri olduğu kabul edilmiştir.

Davacının kendi el yazısı ile imzaladığı savunulan 31.08.2009 tarihli ibranamede, eldeki dava konusuna ilişkin bir alacak kalemine yer verilmediği gibi ibra sözleşmesi, varlığı tartışmasız olan bir borcun sona erdirilmesine dair bir yol olup, varlığı şüpheli ya da tartışmalı olan bir borcun ibra yoluyla sona ermesi mümkün değildir. Bu nedenle davalı tarafından kabul edilmeyen bir borcun ibraya konu olmasının düşünülemeyeceği gerçeği karşısında, bu yöndeki istinaf başvuru gerekçesine itibar edilmemiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında, incelenen kararın usul ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu sonucuna varılmış ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

E)Temyiz:

Davalı vekili davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, kazanın tamamen davacının kusuru sonucu oluştuğunu, davacının 31.08.2009 tarihli ibraname ile işvereni ibra etmiş olduğunu, kusur ve hesap bilirkişi raporlarının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olmadığını, Tarsus İş Mahkemesine ait 2010/124 esas sayılı dava dosyasındaki sürekli iş göremezlik oranının %12,1 olarak kabul edildiğini ve davacı tarafın bu orana itiraz etmediğini ve hesaplamanın bu oran üzerinden yapılmasını talep etmesine rağmen %13 sürekli iş göremezlik oranına göre hesaplama yapılmış olduğunu, davacıya yapılan sosyal güvenlik ödemelerinin zarardan düşülmediğin gerekçesiyle temyiz yoluna başvurmuştur

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dosya kapsamından davacının iş kazası sonucu oluşan maluliyetinin Kurum tarafından %13,00 olarak belirlendiği buna dair evrakların dosyaya geldiği, Adana Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 01/07/2011 tarihli 2011/5799 sayılı raporunda %12,1 belirlendiği, 04.09.2012 tarihli 10. celsede dosya içerisine gönderildiği, davacı vekilinin bu celsede imzalı beyanı ile dosyanın hesap bilirkişisine verilmesini istediği, %12,1 üzerinden hesaplanan hesap raporu doğrultusunda davasını 25.864,59-TL olarak ıslah ettiği, devam eden aşamalarda davacının sürekli işgöremezlik oranının ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından %13,00 olarak belirlendiği, mahkemece %13,00 oranına itibar edildiği anlaşılmaktadır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak'' kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Bu açıklamalardan olarak somut olayda, davacı vekili %12,1 maluliyeti benimsemek suretiyle buna göre hesap raporu alınmasını istediği, %12,1 üzerinden alınan hesap raporuna göre davasını ıslah ettiği, artık %12,1 maluliyet oranı davalı açısından müktesep hak teşkil etmiş olup, hal böyle iken mahkemece %13 maluliyet raporu üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek kararın gerekçesinde zararın tavan miktarının %13 üzerinden gösterilmesi hatalı olmuştur..

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

G)SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 12.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/4806, K. 2017/7792, 12 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/4806
Karar No
2017/7792
Tarih
12 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2017/4807 K.2017/6518
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/4807 K.2017/7186
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4807 K.2017/11734
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/4808 K.2017/7558
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/4808 K.2017/7425
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/4808 K.2017/7674

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.