İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/5405 K.2018/3060

Dava, davalı işveren yanında 02/04/1984 tarihinde başlayıp 3 ay süren çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. B)Davalı Cevabı: Davalı işveren cevap dilekçesinde özetle; davacının kendisine ait işyerinde…

Esas2017/5405Karar2018/3060Tarih29 Mart 2018Okuma7 dk · 1.380 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2017/5405 E., 2018/3060 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mart 2018
Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
17. İş Mahkemesi
A)Davacı İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.380 kelime·7 dk okuma

Dava, davalı işveren yanında 02/04/1984 tarihinde başlayıp 3 ay süren çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. B)Davalı Cevabı: Davalı işveren cevap dilekçesinde özetle; davacının kendisine ait işyerinde çalışması bulunmadığını, zamanaşımının gerçekleştiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; varsa çalışma olgusunun usulünce ispatlanması gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

ilk Derece Mahkemesince ; “ ...dönem bordrosu verilmediğinden bordro tanığı tespiti ve dinlenmesi mümkün olmamış, tanık ... beyanında özetle, davalıya ait işyerinde 1984 yılında işe başlayıp 3 yıl kadar çalıştığını, davacının bu işyerinde kendisinden önce bir dönem çalışıp ayrıldığını, tarihleri bilmediğini belirtmiş, ancak SGK kayıtlarına göre tanığın davalı işveren üzerinden sigorta bildirimi olmayıp, bahsettiği çalışmaların dava dışı ...'ya ait işyeri üzerinden göründüğü anlaşılmış, davacı tanığı ... beyanında özetle, davalıya ait işyerinin karşısında kendisine ait dükkan olduğunu,

köylüsü olan davacının 1984 yılı gibi davalı işyerinde 3 ay çalışıp ayrıldığını bildirmiş, işe giriş bildirge aslı getirtilmiş, davacının imza incelemesine esas imza örnekleri, imzasının yer aldığı belge asılları getirtilmiş, grafoloji konusunda uzman bilirkişiden aldırılan rapor ile davacı ... adına imzalanmış 02/04/1984 tarihli işe ilk giriş bildirgesi üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olduğu bildirilmiş, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde işe giriş bildirgesi verilip, kurumda işlem görmesi de gözetildiğinde yerleşik Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere en azından bir gün çalışmaya karine teşkil ettiği görülmüş,

bunun dışındaki 3 ay süreyle çalışıldığı iddiasının usulünce ispatlanamadığı gibi toplanan delillerle de sübuta ermediği anlaşılmıştır.” gerekçesiyle “Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacının 506 sayılı yasa 60-G maddesine göre sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği, 05/06/1984 tarihi olduğunun ve 02/04/1984 tarihindeki 1 günlük çalışmaya yönelik ödenecek sigorta priminin prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, Fazla istemin reddine,” karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu;

Davalı ... vekili; Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere işe giriş bildirgesinin mevcudiyeti çalıştığının delili olmayıp, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığını ispatlamaya yeterli olmadığı, davacı 02/04/1984 tarihinde işe başladığını iddia etse de, işverenin dosya tescilini 15/01/1988 tarihinde yaptırdığı, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine de hükmedilmemesi gerektiği, Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Bölge Adliye Mahkemesince “Tüm dosya kapsamından ve özellikle, işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verilmesi, iş giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olması, sonradan davalı işyerinde çalışmaları bildirilen tanık beyanları, davacının sonraki çalışmalarının, adına işe giriş bildirgesi verilen işyerindeki çalışmalar ile aynı nitelikte çalışması dikkate alındığında davacının hüküm altına alınan şekilde 1 günlük çalışmasının olduğu sübut bulmuştur.” gerekçesiyle “Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,” karar verilmiştir.

E)Temyiz:

Davalı Kurum vekili “Sadece işe giriş bildirgesinin varlığı çalışmanın ispatı değildir. Kurum aleyhine hükmedilen yargılama giderleri yönünden kararın kaldırılması ve davacı yararına yargılama giderlerinin tamamen diğer davalı aleyhine hükmedilmesi gerekir. Kurum kayıtları resmi nitelikte olduğundan resmi belgeler karşısında tanık beyanlarına itibar edilemez. Davacının iddia ettiği hizmetlere ilişkin bordro, pirim belgeleri v.s. belge Kurum kayıtlarına intikal ettirilmemiş olduğundan iddiaya konu çalışmalarının varlığından söz edilemez. ” gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 108.maddesinin 1. fıkrasında; " Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir." hükmü düzenlenmiştir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa'nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir.

Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir.

Zira, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır.

Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir.

Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da kolluk yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden. 05/05/1966 doğumlu,davacının bildirgedeki işe giriş tarihi olan 02/04/1984 tarihinde 17 yaşında olduğu, işe giriş bildirgesinin...

Sokak No:...Siteler adresindeki, ... unvanlı ve sicil numarası dava dışı Şerafettin Kızılkan’a ait olan... sicil numaralı işyerinden 04/05/1984 tarihinde ... varide sayısı ile Kuruma verildiği, sigorta sicil numarasının 1984 yılı serilerinden olduğu, aynı tarihli sigorta sicil kartı sureti sunulduğu, ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Sokak No:47/...

Siteler adresinde kurulu " döşemecilik işi " işyeri ... adına, 15/01/1988-30/09/1998 tarihleri arası 506 sayılı yasa kapsamında olduğu, bu tarihten sonra kanun kapsamından çıkartılarak iz / imha kapsamında işlemden kaldırıldığı, 1984 dönem bordrosuna rastlanmadığı, 120774 sicil numaralı işyerinden 1984/ I. Dönem dönem bordrosu verilmediği, davacının hizmet cetvelinde çalışmasının 1992 yılında başladığı, davalı işverenin 01/01/1982-25/08/1990 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğu, ...

Sokak No:... Siteler adresinde faaliyet gösterdiğinin bildirildiği, bilirkişi paporunda.

02/04/1984 tarihli işe ilk giriş bildirgesi üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olduğunun bildirildiği, dinlenen iki tanıktan birinin komşu işyeri tanığı olduğunu iddia ettiği ancak sigorta kayıtları ya da vergi kayıklarının getirtilmediği, diğer tanık ...’ün 1988 yılında 172673 sicil numaralı işyerinde (işveren ...) 225 gün çalışması olduğu ancak 1984 te ... isimli işverenin yanında çalıştığı, eylemli çalışma olgusu yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Yapılacak iş; işe giriş bildirgesindeki işyeri sicil numarasının davalı işveren ...’ye ait olmadığı üzerinde durularak hususu araştırmak, dinlenen komşu işyeri tanığının sigorta kayıtlarını Kurumdan ve Vergi Dairesinden getirtip beyanlarını sorgulamak, bordro tanığı bulunmaması nedeniyle, Kurumdan, Belediye'den ve Vergi Dairesinden sorulmak suretiyle, ayrıca zabıta marifetiyle sağlıklı bir araştırma yaptırılarak başka komşu işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit etmek, tanık olarak bilgilerine başvurmak,

sonrasında bu işverenler ve tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtlarını SGK’dan veya Vergi Dairesinden getirtmek ve bilgileri teyit etmek, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

G)Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29/03/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/5405, K. 2018/3060, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/5405
Karar No
2018/3060
Tarih
29 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/5405 K.2018/3744
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/5406 K.2018/3383
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/5407 K.2018/3076
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/5407 K.2018/7035
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/5407 K.2018/3386
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/5408 K.2018/3742

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.