İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/6230 K.2018/5596

A)Davacı istemi:

Esas2017/6230Karar2018/5596Tarih25 Haziran 2018Okuma5 dk · 952 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2017/6230 E., 2018/5596 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Haziran 2018
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

952 kelime·5 dk okuma

A)Davacı istemi:

Dava,davacının yurt dışı borçlanmasına konu sürenin aylık bağlanmasında hangi döneme mal edileceğinin tespiti istemine ilişkindir.

B)Davalı Cevabı :

Kurum vekili; kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

İlk derece Mahkemesince,davanın ... ... hukukundan kaynaklanan niteliği, aynı ücreti yatırdığı halde borçlanmanın farklı tarihlere mal edilmesi nedeniyle yaşlılık aylıkları arasında oluşacak farkın anayasal eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacak olması ve borçlanılan dönemin sigortalı lehine belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile Davanın kabulüne,

1-Davacının 4/1-b maddesi kapsamında yaptığı borçlanmasının;

21.03.1981-31.12.1982 tarihleri arasında 641 gün,

10.06.1983-09.06.1984 tarihleri arasında 360 gün,

29.08.1984-28.08.1985 tarihleri arasında 360 gün,

10.06.1986-09.06.1987 tarihleri arasında 360 gün,

01.01.1989-31.10.1990 tarihleri arasında 660 gün olmak üzere 2381 gün olduğunun,

Davacının 4/1-a maddesi kapsamında yaptığı borçlanmasının;

31.10.1985-31.12.1988 tarihleri arasında 1141 gün,

01.01.1989-31.10.1990 tarihleri arasında 660 gün,

01.11.1995-29.04.1998 tarihleri arasında 899 gün olmak üzere 2700 gün olduğunun tespitine karar verilmiştir.

D) İstinaf Başvurusu :

Davalı vekili tarafından; kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu gerekçesiyle istinaf yoluna başvurulduğu görülmüştür.

E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

Bölge Adliye Mahkemesince, 3201 sayılı Kanun'un 5/1 fıkrasında yer alan düzenlemenin borçlanmaya konu sürenin mal edileceği dönemin belirlenmesine yönelik olmayıp borçlanılabilecek sigortalılık süresinin kaç gün olduğunun tespitine yönelik olduğu,böylece,

farklı ülkelerdeki hizmet süresi veya prim ödeme gün sayısı belirleme yöntemleri arasındaki farklılıkların doğuracağı hak kayıpları önlenmek istendiği ve yeknesaklık amaçlandığı,sigortalının borçlandığı sürelerin ilgili aylara mal edilmemesi halinde aylığının düşük olması bir yana 23.05.2002 ve 01.06.2002 tarihlerinde mevcut sigortalılık sürelerinin azalması sonucunda sigortalıların aylığa hak kazanamamaları ihtimal dahilinde olup Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.09.2010 tarih ve 2010/21-302 E. 2010/438 K.sayılı kararında ifade edilen "...3201 Sayılı Kanun uyarınca yurt dışı hizmet borçlanması,

yurt dışında geçmiş belirli/bazı sürelerin Türkiye'de geçmiş gibi değerlendirilmesidir.

Borçlanılan yurt dışı çalışma süresi, tıpkı ihya edilen sigortalılık süreleri gibi ele alınmalı, bedelinin ödenmesi karşısında, ait olduğu devrede dikkate alınarak, tahsis istemi yönünden bir değerlendirme yapılmalıdır..." görüşünün de bu düşünceyi desteklediği ,ayrıca davacının 4/1-(a) bendi kapsamındaki borçlanmayı en lehine olacak biçimde talep ettiği ,o halde, davacının 4/1-(b) borçlanması gözetilerek 4/1-(a) bendi kapsamındaki borçlanma süresinin davacının en lehine olacak biçimde hizmete mal edilmesinin gerekli olduğu gerekçelerine dayanılarak, davacının ıslah talebi dikkate alınarak davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulüne,...

16. İş Mahkemesinin 07.03.2017 gün ve 2016/278 E. 2017/86 K.sayılı kararının kaldırılmasına yerine,davanın kabulü ile, 4/1-(b) bendi kapsamında borçlanılan 2381 günlük sürenin yurt dışı hizmet cetvelinde yer alan sigortalılık süresi, işsizlik süresi ve ev kadını olarak geçen ve borçlanılması mümkün süreleri gözetilerek 06.02.1984 tarihinden itibaren davacının hizmetine mal edilmesine,

4/1-(a) bendi kapsamında borçlanılan 2700 günlük sürenin ise bu sürenin bitiminden itibaren yurt dışı hizmet cetvelinde yer alan sigortalılık süresi, işsizlik süresi ve ev kadını olarak geçen ve borçlanılması mümkün süreleri gözetilerek davacının hizmetine mal edilmesine karar verilmiştir.

F)Temyiz : Davalı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz yoluna başvurmuştur. G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe : Davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 Sayılı Yasa'nın 5. maddesinde; “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır."denilmektedir.

Davacının iki farklı borçlanma talebi mevcuttur.08.06.2012 tarihinde Kuruma başvurarak yurt dışında geçen sürelerini borçlanma talep dilekçesinde herhangi bir süre belirtmeden borçlanma talebinde bulunduğu, Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesi ile talebinin reddedildiği,

davacı vekilinin 31.07.2013 tarihli dilekçesi ile 21.03.1981-30.05.2005 tarihleri arasındaki sürelerin 4/1-(a) bendi kapsamında borçlandırılmasını talep ettiği, Kurumun 02.12.2013 tarihli borç tahakkuk cetveli ile yurt dışında geçen 21.03.1981-31.12.1982 tarihleri arasında 641 gün, 10.06.1983-09.06.1984 tarihleri arasında 360 gün, 29.08.1984-28.08.1985 tarihleri arasında 360 gün, 10.06.1986-09.06.1987 tarihleri arasında 360 gün, 01.01.1989-31.10.1990 tarihleri arasında 660 gün olmak üzere toplam 2381 günlük süreyi 4/1-(a) bendi kapsamında düzenlediği,

davacının 22.514,74 TL borçlanma bedelini 04.02.2014 tarihinde ödediği,daha sonra Kurum tarafından davacının 08.06.2012 tarihli 4a borçlanmasının o tarihte çalışması olmadığı için bağ kura aktarılarak 2380 gün karşılığı ödemesi 22.517,74 TLnin mahsup edildiği,yani daha önce sehven 4a kapsamında kabul edilen borçlanmanın ...'a aktarıldığının bildirildiği, Kurumun 2380 günlük borçlanma süresini "23.07.1996-08.07.1997 (346 gün), 06.08.1997-31.12.1998 (505 gün), 01.01.1999-29.03.2003 (1529 gün) olarak mal ettiği anlaşılmaktadır.

Davacının 03.02.2014 tarihli dilekçe ile 01.11.1990-30.05.2006 tarihleri arasındaki 2700 günü daha borçlanmak istediğini bildirdiği,Kurumun 25.02.2014 günlü yazı ile davacıya 18.10.1995-17.04.2003 tarihleri arasında 2700 günü borçlanma imkanı tanıdığı, 30.844,80 TL. borçlanma bedeli tahakkuk ettirildiği, 21.03.2014 tarihinde bedelinin Kurum hesabına ödendiği,

daha sonra ... borçlanmasına istinaden bu süreyi düzelterek 06.02.1984-31.12.1988 tarihleri arasında 1764 gün, 01.01.1989-31.10.1990 tarihleri arasında 660 gün, 18.10.1995-22.07.1996 tarihleri arasında 276 güne mal edildiği,sonuçta Kurumun 01.10.2016 tarihli hizmet cetveline göre yurt dışı borçlanma sürelerinden.

23.07.1996-08.07.1997 tarihleri arasında 346 gün, 06.08.1997-31.12.1998 tarihleri arasında 505 gün, 01.01.1999-29.03.2003 tarihleri arasında 1529 gün olmak üzere 2380 günü 1479 sayılı Kanun kapsamında, 06.02.1984-31.12.1988 tarihleri arasında 1764 gün, 01.01.1989-31.10.1990 tarihleri arasında 660 gün, 18.10.1995-22.07.1996 tarihleri arasında 276 gün olmak üzere 2700 günü 506 sayılı Kanun kapsamında hizmete mal ettiği anlaşılmaktadır.

Davacının 08.06.2012 tarihli yurt dışı borçlanma talep tarihinde Türkiye’de 5510 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı bulunmadığından borçlanma talebinin 5510 sayılı Yasanın 4/b kapsamında kabul edilmesi ve Kurumun davacının 4/b kapsamındaki 2381 günlük ilk borçlanma talebini 3201 sayılı yasanın 5.maddesine göre son tarihten geriye doğru kabul etmesi doğrudur.

İlk borçlanma işlemi iptal edilmedikçe geçerli olduğundan bu sürelerin Mahkemece değiştirilerek 4/a kapsamındaki borçlanmanın tarih aralığının da buna göre düzenlenmesi mümkün değildir.

Dolayısıyla davacının 4/a kapsamındaki ikinci borçlanma talebinin de 4/b kapsamındaki borçlanmasının bittiği tarihten geriye doğru 2700 olacak şekilde mal edilmesine ilişkin Kurum işlemi 3201 sayılı Yasanın 5. maddesine uygun olup davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/6230, K. 2018/5596, 25 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/6230
Karar No
2018/5596
Tarih
25 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/6230 K.2018/6162
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/6230 K.2018/7152
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2017/6232 K.2018/6441
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/6232 K.2018/5609
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2017/6233 K.2018/6439
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/6234 K.2018/8616

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.