KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2018/1194 E., 2018/7536 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Asıl ve birleşen dava bakımından;Davacılar murisinin, emekliliğini iptal eden Kurum işlemlerinin iptaline, yeniden yaşlılık aylığı bağlanmasına, murislerinin ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı almaya hak kazandıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum'un tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne;
Asıl dava, davacılar murisinin oda kaydının geçersizliği nedeniyle müfettiş raporuna dayanılarak emekliliğinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali, birleşen dava ise davacı hak sahibine murisin ölüm tarihini takip eden aybaşı itibarıyla ölüm aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Yine 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri hakkında da ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur.
Hal böyle olunca, asıl ve birleşen dosyalar açısından davacılar kendilerini avukat ile temsil ettirmesi nedeniyle davacılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/1194, K. 2018/7536, 18 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama