KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2018/1689 E., 2019/532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının Kasım 1993-19/11/2008 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin 24/04/2014 tarih 2013/3838 Esas ve 2014/8974 Karar sayılı Bozma İlamı üzerine, Davanın Kısmen Kabulüne,Davacının davalı ...'a ait 1016726 sicil numaralı iş yerinde,21/09/1994-19/11/2008 tarihleri arasında 5098 gün dönemin asgari ücreti ile ve hizmet akdine dayalı olarak 506 sayılı ve (2008/10 ve11. Aylar 5510 sayılı) yasaya tabi sigortalı niteliğinde fiilen çalışığının ve bu çalışmanın 302 günlük süresinin ...'ya bildirildiğinin, kalan 4796 Günlük çalışmanın ...'ya bildirilmediğinin tespitine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı işverene ait işyerinin 14/11/1995 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davalı işverenin fason ütü işi nedeniyle vergi mükellefiyetinin 01/11/1995 tarihinde başladığı, bu tarihlerden önce davalı işyerinin var olduğunu gösteren yazılı bir delil bulunmadığı anlaşıldığından davacının çalışmalarının 21/09/1994 tarihinde başladığının kabul edilmesi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve Yasa'ya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/1689, K. 2019/532, 4 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama