İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/4777 K.2019/5885

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Esas2018/4777Karar2019/5885Tarih8 Ekim 2019Okuma6 dk · 1.267 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2018/4777 E., 2019/5885 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ekim 2019
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Mahkemesi
... İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.267 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince duruşmalı olarak istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08/10/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

KARAR

A)Davacı İstemi;

Davacı vekili, 10/01/2003 tarihli dava dilekçesinde özetle müvekkilinin 24/04/2000 tarihinde iş kazası geçirdiğini belirterek 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili 09/05/2013 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 36.000,00 TL’ye ıslah etmiştir.

B)Davalıların Cevapları;

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı tarafın ıslah dilekçesi davalıya 22/05/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 29/05/2013 tarihinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sürekli iş göremezlik oranının maluliyet tespiti davası neticesinde %19,2 olduğu, iş kazasında davalı işverenin %80, davacı işçinin %20 oranında kusurlu oldukları, davacının toplam zararından SGK tarafından davacıya bağlanan geçici iş göremezlik ödeneğinin davalı işverenin kusuruna karşılık gelen miktarı düşülerek davacının maddi zararının 77.032,37 TL olarak tespit edildiği, ıslahla arttırılan taleple bağlı kalınarak maddi tazminat davasının kabulü ile 36.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 24/04/2000'den itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği,

ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, davacının sürekli iş görmezlik oranı, işçinin yaşı, olayın tarihi, manevi tazminatın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması dikkate alınarak manevi tazminat talebi kabul edilerek 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, Maluliyetin belirlendiği ve maddi zararın tespit olunduğu tarih itibariyle alacağın zamanaşımına uğramadığı, kusur raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, hesap raporuyla davacının maddi zararı tespit edilmiş olup, ayrıca tespit olunan maluliyet durumuna göre Mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olmadığı, yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün istinaf itirazlarının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi’nin 10/04/2018 tarihli ek kararıyla maddi ve manevi tazminat miktarları ayrı ayrı değerlendirildiğinde HMK. m. 362/1-a' da belirtilen "40.000" TL'lik miktarı geçmediğinden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kesin kararın temyiz edilemeyeceği belirtilerek temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

E) Temyiz Nedenleri;

Davalı vekili asıl ve ek karara ilişkin temyiz dilekçesinde özetle: yerel mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda maddi tazminatın 77.032,37 TL olarak belirlenmesi nedeniyle kararın temyizi kabil olup ek kararın hatalı olduğunu, ıslahın zamanaşımına uğradığını, sürekli iş göremezlik ödeneği yönünden müvekkilinin pasif husumetinin bulunmadığını, kazanın gerçekleşmesinde davacının tam kusurlu eyleminin etkili olduğunu müvekkiline kusur yüklenemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, davacının dalgın olduğunu beyan ederek kusurlu olduğunu kabul ettiğinin açık olduğunu,

maluliyetin dava konusu kaza ile irtibatının olup olmadığının araştırılmadığını, SGK tarafından davacıya bağlanan gelirin tüm peşin sermaye değeri ile tüm gelirlerin davacının tazminat alacağından mahsubu halinde davacı tazminat alacağının kalmadığını, davacı maluliyeti %60 altında kaldığından pasif devre hesabının maddi tazminat hesabında dikkate alınamayacağını, hesaba esas ücretin hatalı olarak belirlendiğini, davacının tedavi süresince ve sonrasında ücretlerini aldığından bu döenmler için ekonomik kaybının bulunmadığını, 07/05/2002 tarihli ibraneme ile dava hakkından feragat ettiğini,

manevi tazminatın tamamına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, işletilecek faiz de dikkate alındığında manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep ettiği anlaşılmıştır.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

A) Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi’nin 10/04/2018 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 77.032,37 TL maddi tazminat alacağının istemle bağlı 36.000,00 TL’sine karar verildiği ve manevi tazminat yönünden de 20.000,00 TL’ye karar verilmiş olduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan red kararı verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle temyiz sınırının 47.530,00 TL olduğu, 6100 sayılı HMK’nun 362/2.maddesi gereğince alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırına alacağın tamamına göre belirleneceği açıktır.

O halde dava konusu maddi tazminat istemi yönünden alacağın tamamı olan itibar edilen hesap raporundaki miktar dikkate alındığında maddi tazminata ilişkin kararın temyizi kabil, manevi tazminata yönelik kararın ise kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin davalı vekilinin temyiz isteminin reddine dair 10/04/2018 tarihli ek kararının, manevi tazminat yönünden ONANMASINA, maddi tazminat yönünden ise BOZULARAK KALDIRILMASI ve davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi’nin 08/02/2018 tarihli kararına karşı maddi tazminat yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.

B) 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, sigortalının 24/04/2000 tarihinde gerçekleşen iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle, maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı şirkete ait iş yerinde kükürtleme bölümünde çalışırken olay günü calaskar ile kükürt çuvalını yukarı kaldırıp eritme kazanına taşıdığı sırada çuvalın yırtılarak sağ bacağı üzerine düşmesi neticesinde sağ bacağının kırıldığı, SSK Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri ve Malüliyet Dairesi Başkanlığı Sürekli İş göremezlik Derecesi tesbit kararında sürekli iş göremezlik oranının 12/01/2001 tarihinden itibaren %29.2 olarak tespit edildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 22/04/2009 tarihli raporunda sürekli iş göremezlik oranının %17 olarak tespit edildiği,

Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 23/05/2011 tarihli raporunda ise sürekli iş göremezlik oranının %19,2 olarak tespit edilerek, SGK raporunda maluliyet oranı %29,2 olarak tespit edilmiş ise de bu rapora göre kalçada tespit edilen hareket kısıtlılığının zamanla ortadan kalktığı bu nedenle maluliyet oranları arasında çekişkinin bulunmadığının bildirildiği, nitekim maluliyet tespiti davası neticesinde maluliyetin %19,2 olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında; zamanaşımı süresi gerek olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 146. maddesi gereğince haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır.

Uyuşmazlık bu tür davalarda uygulanmakta olan 10 yıllık zaman aşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.

Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir. Bedensel zararın gelişim, gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir.

Dava konusu olayda, maluliyet oranları arasındaki farkın E cetveline göre sürekli iş göremezlik durumunun değerlendirilmesinden kaynaklandığı, maluliyette değişen ve gelişen bir durumun söz konusu olmadığı, giderek olayla birlikte zararın öğrenildiği ve zamanaşımının başlangıç tarihinin olay tarihi olarak kabulü gerektiği ortadadır.

Hal böyle olunca, ıslaha karşı davalı vekili tarafından süresi içerisinde ileri sürülen zamanaşımı def'inin kabul edilerek, ıslah dilekçesi ile istenilen maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ıslaha itibar edilmek suretiyle maddi tazminata karar verilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle (BOZULMASINA),davalı yararına takdir edilen 2.037,00TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 08/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/4777, K. 2019/5885, 8 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4777
Karar No
2019/5885
Tarih
8 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/4779 K.2019/6366
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/4780 K.2019/6243
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/4784 K.2019/4545
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/4784 K.2019/5886
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/4784 K.2019/6294
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/4784 K.2019/6370

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.