İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/126 K.2019/7335

Bölge adliye mahkemesi kararının davacı ve davalılardan ... vekillerince temyiz edilmesi ve davalılardan ... vekilince de duruşmalı talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar…

Esas2019/126Karar2019/7335Tarih2 Aralık 2019Okuma7 dk · 1.382 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2019/126 E., 2019/7335 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Aralık 2019
Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.382 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Bölge adliye mahkemesi kararının davacı ve davalılardan ... vekillerince temyiz edilmesi ve davalılardan ... vekilince de duruşmalı talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Muhakemleri Kanununun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbiri uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve asağıdaki karar verildi.

KARAR

A)Davacı İstemi;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin geçirdiği iş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 70.000,00 TL’ye artırmış ve başvurma harcını yatırmak suretiyle 30.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, tazminat alacaklarına kaza tarihinden faiz işletilmesini talep etmiştir.

B)Davalı Cevabı;

Davalılar vekilince verilen cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer verilen ünvanda bir şirket bulunmadığını, müvekkillerinin unvanlarının eksik yazıldığını ve usul hukuku uyarınca davalı sıfatında ıslahın mümkün olmadığını, her iki davalının şirket merkezlerinin yetki alanı dışında kaldığını, mahkemenin yetkisiz olduğunu, esas yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddini, işyeri güvenliğinin sağlanmadığı iddiasının yerinde olmadığından davanın reddini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı :

İlk Derece Mahkemesince, davacının davalı ... Denizcilik ve Ticaret AŞ yönünden açmış olduğu davasının usulden reddine, davalı ... Deniz İşletmeciliği Aş yönünden ise davacı lehine 9.058,01 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21/10/2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı :

İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı ve davalı ... Deniz İşletmeciliği AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise manevi tazminat yönünden kabul edilerek, yerel mahkeme kararı kaldırılmak suretiyle esas hakkında karar verildiği, davacı lehine 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21/10/2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, diğer hususlarda ilk derece mahkemesi kararında belirtilen şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.

E) Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarihte davalı ... Denizcilik ve Ticaret AŞ’nin ticaret sicil kaydının aktif olduğu, re’sen terkin edilmesinin sonucu olarak davanın reddine karar verilemeyeceğini, maddi tazminat isteminin 26.371,61 TL’ye düşürüldüğü halde ıslah edilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, SGK’nın işgörmezlik ödemesi ödenmediğine dair yazısı dosyada bulunduğu halde işgörmezlik ödeneği ödenmiş gibi 12.174,63-TL'den 3.116,62-TL kesilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, dolar karşılığı maaşı hesap edildiğinde tazminat alacağının 26.371,61TL olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... Deniz İşletmeciliği AŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle; SGK müfettiş raporunda davacıya bağışlanamaz derecede kusur verilmişken, dosyadaki raporda %70 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, ATK’nın matbu olarak 6 ay geçici iş göremezlik süresi belirlediğini bu tespitin hatalı olduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,

2- Dava, 21/10/2001 tarihinde gerçekleşen iş kazası sonucu sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacının davalı şirketler tarafından işletildiği anlaşılan gemide 1. zabit olarak çalıştığı, olay günü filikanın bakımını takiben, filikanın denenmesi için kazalı ile beraber iki personelin filikaya bindiği ve filikanın suya indirileceği sırada filikayı tutan kancanın koptuğu ve filikanın kontrolsüzce denize düştüğü kazalının da filikadan düşerken yaralandığı, olayın SGK tarafından iş kazası olarak kabul edildiği,

maluliyet oranın %0 olarak kesinleştiği, iş kazasının gerçekleşmesinde davalı şirketlerin müştereken %70 oranında kusurlu olduğu kabul edilirken, davacının ise %30 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, hesap bilirkişiden alınan 01/08/2016 tarihli raporda tazminat alacağının 13.926,31 TL olarak hesap edildiği bu miktardan geçici iş göremezlik ödeneği olarak belirtilen 944,73 TL’nin %70’i miktarındaki rücuya kabil kısmı tenzil edilerek maddi tazminat alacağının 13.265,00 TL olarak tespit edildiği,

taraf itirazları üzerine alınan 31/10/2016 tarihli ek raporda ise 2001 yılı Ekim, Kasım Aralık ve Ocak aylarında imzasız bordrolar doğrultusunda yapılan ücret ödemeleri tenzil edilerek maddi tazminat alacağının 9.058,01 TL olarak belirlendiği bu rapora itibar edilerek maddi tazminat alacağının belirlendiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında hesap raporundan ödeme altında yapılan tenzilatlar noktasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır.

Davanın bu yönüyle yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununu oluşturmaktadır. Kanunun 55. maddesinde, “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır.

Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.Adalet Komisyonu'nun 55. madde gerekçesine göre; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır.

Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez.

Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.”Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir.

Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.Aynı zamanda işveren tarafından yapılan bir ödemeden bahsedilebilmesi için, tazminat alacağına mahsuben yapıldığının açıkça anlaşılabilmesi bu yönde bir çekişmenin bulunmaması gerektiği açıktır.

Bu açıklamalar doğrulttusunda dosyanın incelenmesinde ...Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 27/02/2017 tarihli yazısına göre geçici iş göremezlik ödemesinin 22/09/2011 tarihinde ödeme emrine bağlandığı, 5510 sayılı Kanunun 97.maddesi gereğince 5 yıllık zaman aşımı içerisinde çekilmediğinden 31/12/2016 tarihinde emanet hesabına gelir kaydedildiğinin bildirildiği, öte yandan davalıya yapılan maaş ödemelerinin tazminat alacağına mahsuben yapıldığının kabul edilemeyecek olması karşısında anılan miktarların tazminat alacağından indirilmesi mümkün değildir.

O halde yapılacak iş maddi tazminat alacağından geçici iş göremezlik ödeneği olarak belirtilen ama davacıya fiilen ödenmeyen miktar ile maaş ödemelerinin tazminat alacağından tenzil etmeksizin davacının maddi tazminat alacağının 13.926,31 TL olduğunu belirlemekten ibarettir.

3- Taraflar arasında davalı ... Denizcilik ve Ticaret AŞ’nin tazminat alacağından sorumlu olup olmadığı noktasında da uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Geçici 7. maddesi gereğince;

a) 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler.

b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler.

c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler.

d) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.

e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler’in

01/07/2015 tarihine kadar tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi işlemlerinin yapılacağı, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı, düzenleme altına alışmıştır.

Somut olayda, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün17/10/2016 tarihli yazı cevabından, davalı ...

Denizcilik ve Ticaret AŞ’nin 31/07/2013 tarihinde 6102 sayılı Kanunun Geçici 7. maddesi gereğince re’sen terkin edildiğinin dosyaya bildirildiği, davacı tarafından şirketin ihya edilmediğinden bahisle usulden red kararı verilmiş ise de; hakkında açılmış dava bulunan davalı şirketin re’sen terkin işleminin yapılamayacağı bu yönüyle ihyasını gerektirecek bir işlemin de olmadığı açıktır.O halde bu davalı şirket yönünden de yargılamanın esasına girişilerek, tazminat alacağından sorumlu olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde usulden red kararı verilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'ne yükletilmesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 02/12/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/126, K. 2019/7335, 2 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/126
Karar No
2019/7335
Tarih
2 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2019/126 K.2019/18453
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2019/126 K.2019/163
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2019/127 K.2019/164
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2019/127 K.2019/18454
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2019/128 K.2019/165
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/129 K.2019/10056

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.