KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2019/1984 E., 2019/4662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
- A)Davacı İstemi
- Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin geçirdiği iş kazası nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Karar Metni
1.228 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
B)Davalı Cevabı
Davalılardan ... Turizm vekili cevabında servis aracının malikinin müvekkili şirkette olmadığını, kazayla her hangi bir ilgisinin bulunmadığını, SGK nun her hangi bir malüliyet vermediğini, davacının kazadan önce bel fıtığı rahatsızlığının olduğunu ve korse kullandığını, araçta bulunan diğer işçilerin yaralanmadığını, davacının da her hangi bir yarasının olmadığını, kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin kusurunun da bulunmadığını, bu sebeplerle davanın reddini beyan etmiştir.
Davalı ... Elektrik şirketi vekili cevabında olayın iş kazası olmadığını, davacının kazadan iki gün önce bel fıtığı teşhisiyle rapor aldığını, kazayla rahatsızlığı arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının ertesi gün iş yerine özel arabasıyla geldiğini, beyanlarının doğru olmadığını, ibraz edilen taksi fişlerinin üzerindeki yazıların aynı tarihli, tarihsiz ve aynı kişinin eli ürünü olduğunu, farklı tarihlerde olanlarında numaralarının ardı ardına geldiğini, bu sebeple usulsüz olduğunu, fişlerdeki miktarların da fahiş olduğunu, bu sebeplerle davanın reddini talep ve dava etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:Dosya sunulan tüm bilgi ve belgeler incelenmiş, dosya konusunda uzman bilirkişiye verilerek rapor alınmış, alınan bu rapor dosya içeriğine, bilimsel verilere, yasa ve usule uygun bulunarak itibar edilerek davanın kısmen kabulü yönünde aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklinde gerekçe oluşturularak davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İstinaf Başvurusu
Davalı ... Taş. ve Servis Tic. A.Ş vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, cevap dilekçesinde husumet itirazında bulunmalarına rağmen bu husus incelenmeden hüküm tesis edildiğini, müvekkilinin ... plakalı aracın maliki olmadığını, aynı şekilde araç sürücü ...'nun müvekkil şirketin çalışanı olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkil şirket ile araç sürücüsü arasında iş akdi olduğu yönündeki değerlendirmenin doğru olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından davacının hiçbir zarar olmamasına rağmen tedavi ücretinin ödenmesine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini talep etmiştir.
Davacı vekiline gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki davacının sürekli iş göremezlik kaybı olmadığı için tazminat hesabı yapılamadığı yönündeki tespitin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişilerin mahkemenin kendilerinden talep ettikleri hususlarda rapor hazırlamadıklarını, kaldı ki bilirkişi raporlarının bağlayıcı niteliğinin de bulunmadığını, yasaya ve usule aykırı olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu kaza ile müvekkilin mevcut arızası arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğunun açık olduğunu, maddi tazminat taleplerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini talep etmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
“”Davacı vekilince henüz gerekçeli karar yazılmadan ve tebliğ edilmeden 23/12/2016 tarihinde gerekçesiz istinaf dilekçesi süresi içerisinde verilmiş ve istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Tarafların gerekçeli istinaf dilekçelerini verme süresi gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren 8 gündür. Gerekçeli karar davacı tarafa 20/02/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup davacı tarafından gerekçeli istinaf dilekçesinin 8 günlük yasal süre geçtikten sonra 02/03/2017 tarihinde dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından verilen 23/12/2016 tarihli gerekçesiz istinaf dilekçesi süresi içerisinde verilmiş olan ve geçerli olan istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesidir. Bu dilekçede her ne kadar istinafa konu edilen sebep ve gerekçeleri belirtilmemiş ise de; geçerli bir istinaf yoluna başvuru dilekçesi olduğundan kamu düzenine ilişkin şartlar incelenmiş olmakla, kamu düzenine aykırı herhangi bir durumunda bulunmadığı görülmekle DAVACI VEKİLİNİN istinaf kanun yoluna başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Davalı vekili tarafından istinaf kapsamında bulunan ilk derece mahkemesi kararı yönünden hüküm altına alınan alacağın, 1.206,00 TL olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktar yönünden kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığına göre, DAVALI VEKİLİNİN istinaf başvurusunun miktar yönünden kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/2 ile 352/1 maddeleri gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE karar verilmesi gerekmiş olup, oy birliğiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/1984, K. 2019/4662, 24 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama