KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2019/2004 E., 2019/5360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, işkazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan ...İl Müdürlüğü vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlerle, temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının 10/11/2008 tarihli iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 57.092,26 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/11/2008 tarihinde itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6100 sayılı HUMK’un 26.maddesine göre “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Somut olayda dava dilekçesindeki 1.000,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminat talepleri için kaza tarihinden faiz işletilmesini talep etmişken, 24/02/2015 tarihli ıslah dilekçesinde artırdığı 66.134,08 TL’lik maddi tazminat istemi için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş, mahkemece maddi tazminatın ıslah ile artırılan kısmına da kaza tarihinden faiz işletilerek talep aşılarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/2004, K. 2019/5360, 23 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama