KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2019/2008 E., 2019/5620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, işkazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlerle, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-)Dava, sigortalının 08/08/2005 tarihli iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrması nedeniyle sigortalının maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 26.778,32TL maddi ve 6.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından Mahkemece verilen 15/11/2016 tarih 2016/494 Esas, 2016/664 Karar sayılı bir önceki kararın Dairemizin 16/10/2018 tarih 2017/610 Esas, 2018/7428 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu,Yerel Mahkemece bozmaya uyulduğu anlaşılmaktadır.
Önceki bozma kararımızda 15/04/2015 tarihli hesap raporundaki veriler üzerinden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, bu hesap raporunda esas alınan %70 oranındaki davalı kusurunun %60 olarak esas alınmak suretiyle maddi tazminatın belirlenmesi gerektiğine işaret edilmiştir.Bozma kararında işaret olunduğu şekilde kusur oranının %60 olarak esas alınması halinde ise hesap edilecek maddi tazminat 25.427,25 TL olacaktır.
O halde mahkemece yapılan hesapta hataya düşülerek 26.778,32 TL maddi tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/2008, K. 2019/5620, 30 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama