İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/3450 K.2020/1948

Dava, davalı işyerinde 16/06/2011-20/06/2016 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. B)Davalı Cevabı: Davalı davaya cevap vermemiştir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile; hizmet…

Esas2019/3450Karar2020/1948Tarih4 Haziran 2020Okuma7 dk · 1.370 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2019/3450 E., 2020/1948 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2020
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
A)Davacı İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.370 kelime·7 dk okuma

Dava, davalı işyerinde 16/06/2011-20/06/2016 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. B)Davalı Cevabı: Davalı davaya cevap vermemiştir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile; hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen araştırma yapılması gerektiğini, davacının dava konusu dönemde yaşlılık aylığı aldığını, çalışmasına ilişkin davalı Kuruma yapılmış herhangi bir bildirim olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı: İlk derece mahkemesince.

“Tüm dosya kapsamı, yerleşik Yargıtay ve BAM kararları, davacı ve bordro tanık beyanlarında davacının emekli olmasından sonra davalılara ait işyerinde 16/06/2011-20/06/2016 tarihleri arasında çalıştığı anlaşıldığı” gerekçesiyle “Davacının davasının KABULÜNE,... sigorta sicil numaralı davacının ... işyeri sicil numaralı davalıların işyerinde 16/06/2011-20/06/2016 tarihleri arasında çalıştığının TESPİTİNE,” karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu;Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı ile davalı şirket arasında yapılan anlaşmanın,

şirkete ait makinelerde zaman zaman meydana gelen arızalanmaların giderilmesine ve makinelerin tamirine yönelik eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davacının Borçlar Kanunu’nda yer alan ‘Yapım, Bakım, Onarım ve Yüklenim Sözleşmesi’ kapsamında, arızalanan makinelerin tamiri işine ilişkin yapılan teklifi kabul ederek ayda bir yahut en fazla iki kez davalı işyerine gelerek gerekli işlemleri yaptığını ve iş bitiminde kendisine gerekli ödemelerin yapıldığını, taraflar arasında devamlılık arz eden nitelikte bir iş sözleşmesi değil, ihtiyaç dahilinde belirli bir işin yapımı konusunda anlaşma yapıldığını, kaldı ki,

şirkette dokuma ustası olarak çalıştığı iddia edilen davacının 85 yaşında olduğunu, yaşı ve sağlık durumu göz önüne alındığında 6–7 yıl boyunca standart bir tekstil firmasının çalışma koşullarında dokuma ustası olarak çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.Feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde;hizmet akdinin en önemli unsuru olan ücretle ilgili dava dilekçesinde yeterli bir açıklama bulunmadığı gibi yapılan iş ve hakkında da ayrıntılı bilginin yer almadığını, ücret ödemesi yoksa hizmet akdinin de bulunmayacağını, ücrete ilişkin öncelikle yazılı delil aranması gerektiğini, ücret bordroları imzalı ise söz konusu bordrolarda yazılı sürelerden fazlasının tespitinin mümkün olmadığını, iddianın öncelikle belge ile ispatı gerektiğini, yeterli araştırma yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Bölge Adliye Mahkemesince ''Somut olayda, uyuşmazlık konusu dönemde davacı ile birlikte aynı işyerinde çalıştığı kayıt altına alınmış dönem bordrosu tanıkları ile komşu işyeri çalışanlarının ve davacı tanıklarının, davacının dava konusu dönemde davalıya ait işyerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak ve sigortalı sayılmasını gerektirecek nitelikte kesintisiz biçimde çalıştığını doğrulaması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ilk derece mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu tarihler arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle

“Davalı ile fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, ” karar verilmiştir.

E)Temyiz:

Davalı vekili “ Davacı ile davalı şirket arasında yapılan anlaşmanın, şirkete ait makinelerde zaman zaman meydana gelen arızalanmaların giderilmesine ve makinelerin tamirine yönelik eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davacının Borçlar Kanunu’nda yer alan ‘Yapım, Bakım, Onarım ve Yüklenim Sözleşmesi’ kapsamında, arızalanan makinelerin tamiri işine ilişkin yapılan teklifi kabul ederek ayda bir yahut en fazla iki kez davalı işyerine gelerek gerekli işlemleri yaptığını ve iş bitiminde kendisine gerekli ödemelerin yapıldığını, taraflar arasında devamlılık arz eden nitelikte bir iş sözleşmesi değil,

ihtiyaç dahilinde belirli bir işin yapımı konusunda anlaşma yapıldığını, kaldı ki, şirkette dokuma ustası olarak çalıştığı iddia edilen davacının 85 yaşında olduğunu, yaşı ve sağlık durumu göz önüne alındığında 6–7 yıl boyunca standart bir tekstil firmasının çalışma koşullarında dokuma ustası olarak çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ” gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur.

Feri Müdahil vekili “ Davacının ,bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı,yeterli sayıda bordro tanığı dinlenmediği, bir tanığın davasının olduğu ve davanın kabulüne yetecek delil olmadığı, ” gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının Kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır.

Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.

Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenmeli, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef,

ustabaşı ve posta başı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmalı, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun m.288 de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı,

bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı, 506 sayılı Yasa'nın 3/B-D maddeleri ile 5510 sayılı Yasa'nın 6/a-c maddelerinde de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı göz önünde tutulmalıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Ayrıca çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir.

Yukarıda açıklanan hususlar, yeterli ve gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulmalı ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmetin tespitine karar verilmelidir.Dosyadaki kayıt ve belgelerden.

02/06/1941 doğumlu davacının, 16/06/2011 tarihinde 70 yaşında olduğu, 21.02.1986 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı, davalı iş yerinden hiçbir bildirimi bulunmadığı,... sicil numaralı banyo kesesi imalatı yapan işyerinin 01.04.2012 de kanun kapsamına alındığı ,2012 yılı 4.ayından 2016 yılı 6.ayına kadar olan dönem bordrolarının gönderilmiş olduğu,tüm dönem bordrolarının dosyada bulunmadığı ,dinlenen tanık beyanlarının yeterli olmadığı , eylemli çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, işe başladığı dönemde 70 yaşında olan davacının sağlık raporunun alınarak,davalı işyerine ait 2011 yılı 6.ayından itibaren tüm bordrolarını getirtmek, işyerlerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız başka tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, böylece tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, davacının çalışmasının kesintili olup olmadığı,ara verip vermediği konularını araştırmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye,

meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ile feri müdahil kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

G)SONUÇ:Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/3450, K. 2020/1948, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3450
Karar No
2020/1948
Tarih
4 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/3453 K.2020/1947
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3453 K.2020/2650
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/3453 K.2020/3314
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3476 K.2020/2818
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/3480 K.2020/3117
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/3487 K.2020/1256

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.