KÜNYE
22. Ceza Dairesi 2015/16097 E., 2016/6880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinin 1. fıkrasına göre hakim, somut olayda; bu fıkrada yedi bent halinde sayılan hususları ve aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeleri gözönünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
Cezanın iki sınır arasında tayin ve takdiri mahkemenin yetkisi içinde ise de hakim bu takdir hakkını adalet ve nesafet kuralları ile sınırlı olarak kullanmalıdır. Somut olayda suçun işleniş şekli ile suç konusunun önem ve değeri gerekçe gösterilmiş ise de suçun işleniş şekline ilişkin ağırlaştırıcı nedenlerin nelerden ibaret olduğu da tartışılmadan adalet ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak hırsızlık suçundan azami hadden ceza tayini,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle 31/3. maddesi yerine 33/1. madde denilerek hükmün karıştırılması,
3- Çocuklar hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmaması gerektiği halde suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanması,
4-Suça sürüklenen çocuğun eylemi gece saat 24:00'da gerçekleştirdiğini beyan etmesine rağmen 5237 sayılı TCK'nın 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
5-Çocuklar hakkında kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağının gözetilmemesi,
Yargıtay 22. Ceza Dairesi, E. 2015/16097, K. 2016/6880, 28 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama