KÜNYE
22. Ceza Dairesi 2015/2040 E., 2015/2196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını ihlal etme, Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun infaz tarihine kadar; kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili kısım çıkarılarak yerine ‘‘Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde belirtilen ve aynı Yasanın 53/3. maddesi gereğince kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışında kalan haklardan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar.
TCK'nın 53/3. maddesi gözetilerek aynı Yasa'nın 53/1-c maddesi gereğince kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan ...'na yönelik mala zarar verme suçunun konusunu, aynı zamanda hırsızlık suçunun konusu olan aracın oluşturması ve eylemin aracın mülkiyetine yönelik olması nedeni ile aracın çalınması esnasında ya da çalınmasının ardından meydana gelen zararların mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, sanığın katılan ...'na yönelik mala zarar verme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-İşyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Koşullu bir erteleme hükmü olan CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi ile TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen cezanın ertelenmesi müessesesinin sonuçlarının aynı olmadığı, CMK'nın 231. maddesinin sonuçları itibariyle daha lehe olup öncelikle değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda işyeri dokunulmazlığını bozma suçu nedeniyle somut bir zarar meydana gelmediği gözetilerek öncelikle işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden kurulan hükümde suç tarihi itibariyle sabıkasız olan sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinde öngörülen subjektif koşulların bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden,
işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları nedeniyle kurulan hükümler yönünden ise. TCK'nın 51. maddesindeki subjektif koşullar irdelenmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle her iki maddenin uygulanmamasına karar verilmesi,
4-Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun infaz tarihine kadar; kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Yargıtay 22. Ceza Dairesi, E. 2015/2040, K. 2015/2196, 18 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama