KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/11489 E., 2012/11709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının istirahatlı geçen süresinin ihbar öneline altı hafta eklenerek belirlenen 154 günlük süreyi geçmediği bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/I-a maddesi gereğince feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
Dosya içeriğine göre davacıya ait işyerinde 27.04.2006 tarihinde itibaren üretim işçisi olarak çalışan davacının kullandığı istirahat süresinin ihbar öneline 6 haftanın eklenmesi ile belirlenen 154 günlük süreyi geçtiği gerekçesi ile iş sözleşmesi feshedilmiştir. Davacı 10.02.2010-26.07.2010 tarihleri arasında kesintisiz istirahatli olup, bu süre 166 gündür. Toplu iş sözleşmesinin 13/B. maddesine göre 16 hafta olan ihbar öneline 6 haftanın eklenmesi ile bulunan 154 günlük süreyi aşan bir raporlu süre bulunduğu anlaşılmakla, işverence yapılan fesih 4857 sayılı Kanun’un 25/I-b maddesi kapsamında kalmaktadır. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hataı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/11489, K. 2012/11709, 29 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama