KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/1149 E., 2011/2897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin savunması dahi alınmadan feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının iş sözleşmesinin İş Kanunu'nun 18.maddesinde belirtilen işçinin davranışından ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle yasal hakları ödenerek geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkemece iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği gerekçesiyle istek reddedilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre belirsiz süreli iş sözleşmesi, işçinin davranışı veya yetersizliği ile ilgili bir nedenle feshedilmeden önce hakkındaki iddialara karşı savunma fırsat verilmelidir. İşçinin zihinsel veya bedensel yetersizliği, arkadaşları veya amirleri ile sıkça ve gereksiz yere tartışmaya girişmiş olması gibi durumlarda savunmasının alınması işverenden beklenemez. Keza, İş Kanununun 25.maddesinin (II) numaralı bendi şartları gerçekleşmiş ise, işveren buna göre bildirimsiz fesih hakkını kullanırken savunma alma zorunluluğu söz konusu olmayacaktır.
Somut olayda davacı işçi davalı işyerinde 16.04.2004- 23.08.2009 tarihleri arasında müşteri yöneticisi olarak çalışmıştır. Davacının iş sözleşmesi "davranışından ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle" denilerek kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiği halde öncesinde davacıdan savunma alınmamıştır.Bu durumda mahkemece istemin kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/1149, K. 2011/2897, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama