KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/12771 E., 2012/4981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek; feshin geçersizliğine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile yapılan sözleşmenin belirli süreli olduğunu, belirli sürenin sona ermesi üzerine sözleşmenin yenilenmeyeceğinin işçiye bildirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iş sözleşmesinin davalı tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması gerekir.
Aynı Kanunun 11. maddesinde, “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme ile bu konudaki esaslar belirlenmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 11. maddesi belirli süreli iş akdini yapma serbestisini sınırlandırmış ve bu tür sözleşmelerin yapılabilmesi, söz konusu hükümde belirtilen objektif koşulların varlığına bağlanmıştır. Dolayısıyla iş sözleşmesini belirli süreye bağladıklarında, hakim, objektif ve esaslı koşulların var olup olmadığını incelemelidir. İş sözleşmelerinin belirsiz süreli olmasının asıl olmasının sonucu olarak, belirli iş sözleşmesinin varlığını ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür.
2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca davalı işyerinde okutman olarak çalışan davacı ile belirli süreli iş sözleşmesi yapılması mümkündür. Sözleşmenin süreli yapılabilmesi anılan kanuni düzenlemeye dayandığından zincirleme belirli süreli sözleşme yapılması sözleşmeyi belirsiz hale getirmez. Davacının belirli süreli sözleşmeyle çalışması nedeniyle iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün değildir. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/12771, K. 2012/4981, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama