KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/12916 E., 2012/4896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, mağaza sorumlusu olarak çalışan müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin, yeterli performansı gösteremeyeceğinden, tazminatları ödenmek suretiyle ikale sözleşmesi ile karşılıklı sona erdirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin ikale suretiyle sona erdirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki iş ilişkinin bozma sözleşmesi yoluyla sona erip ermediği hususu temel uyuşmazlığı oluşturmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse yasal tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması(makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Somut olayda, davalı işverenlikte mağaza sorumlusu olarak görev yapan davacının iş sözleşmesinin, performansının düşük olması nedeniyle, yazılı fesih bildirimi yapılmadan feshedildiği dosyadaki tüm bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davalı vekili, iş sözleşmesinin ikale suretiyle sona erdirildiğini savunmuş ise de, ikale sözleşmesinde sadece davacının imzası bulunmakta olup, davacı bu sözleşmeyi “...
4857 sayılı Kanun'un 17. ve 18. maddeleri uyarınca iş akdime son verilmesi nedeniyle....” şeklinde beyanda bulunmak suretiyle imzalamıştır. Ayrıca, işten ayrılma bildirgesinde, işten çıkış nedeni “04” olarak kodlanmış olup, bu kod, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshi anlamına gelmektedir.
Tüm bu olgular dikkate alındığında, ortada geçerli bir ikalenin bulunmadığı, davacının iş sözleşmesinin performans düşüklüğü sebebiyle, 4857 sayılı Kanun'un 18 ve devamı maddelerinde öngörülen şartlara aykırı olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/12916, K. 2012/4896, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama