KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/13587 E., 2012/12413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili, davacının amiri pozisyonundaki ...'a karşı alaylı üslup kullandığını, Nail'in işyerindeki pozisyonu ve davalı şirket için arzettiği önem sebebiyle iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının işyerinde davacının amiri pozisyonundaki ...’a yönelik alaycı üslup kullandığı ancak Nail’in davacıya yönelik hakaret içeren sözlerine rağmen sadece davacının iş sözleşmesinin feshedilmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesine aykırı olduğundan feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının işin yürütümü bakımından üstün olan ve davalı şirketin İstanbul’daki merkezinde bulunan görevli tarafından verilen talimatlara uymak istemediği ve üstüne karşı saygı sınırlarını aşan cevaplar verdiği ve bu suretle ilk haksız hareketin davacıdan geldiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı uyuşmazlığın davacının davranışlarına hakaretle cevap vermiş olan İstanbul'daki görevliyi işten çıkarmamış olması davacının iş sözleşmesinin feshini geçersiz hale getirmez. İşverenin işyerini yönetimine ilişkin takdir yetkisini kullanmasına müdahale teşkil edecek şekilde karar verilmesi de mümkün değildir.
Davacının iş sözleşmesinin feshine yol açan gelişmeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekir. Mahkemece feshin geçerli sebep dayandığı gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/13587, K. 2012/12413, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama