KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/14175 E., 2012/7561 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalılar usulüne uygun davetiye rağmen duruşmaya gelmemişler, yazılı cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece davacının altı aylık kıdeminin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümleri kapsamına girmek için en az altı aylık kıdeme sahip olmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre altı aylık süre aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süre birleştirilerek hesaplanır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına göre altı aylık kıdemin hesaplanmasında aynı Kanun'un 66. maddesindeki süreler dikkate alınır. Altı aylık kıdem şartını öngören hüküm nispi emredici olduğundan, daha az kıdem şartını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Altı aylık kıdem işçinin fiilen çalışmaya başladığı tarih ile fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih arasında geçen süreye göre belirlenir.
Dosya içeriğine göre her ne kadar sigorta kayıtlarına göre davacının işe giriş tarihi 16.06.2009 olarak belirtilmekte ise de tanık anlatımlarına göre davacı 02.06.2009 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Kaldı ki, sigorta kayıtlarındaki gibi işe başlama tarihi kabul edilse bile iş sözleşmesinin feshedildiği 30.12.2009 tarihi itibariyle davacının altı aylık kıdem koşuluna sahip olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının altı aylık kıdeme sahip bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi doğru olmamıştır.
Öte yandan, davalı işverence iş sözleşmesinin performans düşüklüğü gerekçesi ile feshedildiği belirtilmesine rağmen performans düşüklüğü kanıtlanmadığı gibi fesihten önce davacıdan savunması da istenmemiştir. Buna göre feshin geçerli nedene dayanmadığı kabul edilmelidir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/14175, K. 2012/7561, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama