KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/15076 E., 2012/12171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek; feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, işyerinde alınan ekonomik tedbirler gereği ikale sözleşmesi yapılmak suretiyle karşılıklı anlaşma ile iş akdinin fesh edildiğini savunmuştur.
Mahkemece, iş akdinin tarafların karşılıklı anlaşması sonucunu ikale sözleşmesi gereği sona erdiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir sebeple sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale sözleşmesi ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması sebebiyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması (makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Somut olayda davalı, davacı ilaç mümessili olarak çalışmaktayken işyerinde ekonomik krizin etkileri nedeniyle kadro daralması kararı alındığını, davacının iş akdinin de karşılıklı anlaşma ile feshedildiğini savunarak ikale sözleşmesi ibraz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde ikale sözleşmesine itibar edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de davalı savunması da dikkate alındığında iş akdini sona erdirme talebinin davacıdan geldiğinin kabul edilemeyeceği gibi davacıya ikale ile sağlanan menfaatte az olduğuda dikkate alındığında davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/15076, K. 2012/12171, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama