KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/16766 E., 2012/8815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının işyerine gelmediği halde gelmiş gibi göstererek puantaj kartını başkasına bastırdığı, ancak bu durumun işten çıkarılmasını gerektirmediği, daha alt bir ceza ile cezalandırılması gerektiği, fesihten önce davacında savunmasının istenmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesine dayanılarak feshedilmiş olduğundan aynı Kanun'un 19/2. maddesi gereğince fesihten önce savunmasının istenmesine gerek bulunmamaktadır. Mahkemece fesihten önce savunmasının alınmadığının gerekçe yapılması hatalı olmuştur.
Öte yandan, dosya içeriğine göre davacının işyerine gelmediği halde iş arkadaşına kartını verip işyerine giriş noktasındaki cihaza basıtmak suretiyle kendisini işyerine gelmiş gibi gösterdiğini ve iş sözleşmesinin bu sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır. Fesih sebebi yapılan davacının söz konusu davranışının gerçekleştiği mahkemenin de kabulündedir. Bu durum 4857 sayılı Kanun'un 25/II-e maddesinde yer alan işverene derhal fesih hakkı veren doğruluk ve bağlılığa uymayan hali oluşturmaktadır. Belirtilen sebeplerle feshin haklı sebebe dayandığı gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru olmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/16766, K. 2012/8815, 4 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama